İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 40 / 683
40

Sana söyledim ya.. onun için geldim, der. Mustafa Paşa çadırın direğinde asılı bulunan Said’in kılıncına işâret ederek:

Bu pis kılınçla mı?

Bediüzzaman:

Kılınç kesmez, el keser cevabında bulunur.

Mustafa Paşa tekrar dışarıya çıkarak biraz gezindikten sonra içeriye girer. Bediüzzaman’a:

Benim Cezîre’de çok âlimlerim var; eğer hepsini ilzam edebilirsen senin dediğini yaparım, eğer ilzam edemezsen seni Fırat Nehri’ne atarım.

Molla Said:

Bütün ulemâyı ilzam etmek benim haddim olmadığı gibi, beni de nehre atmak senin haddin değildir. Fakat ulemâya cevab verince sizden bir şey isterim ki, o da mavzer tüfeğidir. Şâyet sözünde durmazsan, seni onunla öldüreceğim, der.

Bu muhâvereden sonra Paşa ile birlikte atlarla Cezîre’ye giderler. Yolda, Paşa, kat'iyyen Molla Said’le konuşmaz. Bani Hanı dedikleri mevkie gelince, yorgunluğundan Molla Said orada biraz yatar; uykudan uyanır uyanmaz etrafında bütün Cezîre âlimlerinin, kitapları ellerinde beklediklerini görür. Biraz görüştükten sonra çay ikram edilir. Cezîre âlimleri Molla Said’in şöhretini işittikleri için, mebhût ve hayran bir vaziyette çaylarını bile unutarak Molla Said’in suâline intizar etmekte idiler. Molla Said ise kendi çayını içtikten sonra dalgın dalgın karşısında bulunan bir-iki âlimin çayını da içer, onlar farkedemezler. Mustafa Paşa, hocalara hitâben:

Ben okumuş değilim, fakat Molla Said ile mücâdelenizde mağlûb olacağınızı şimdi anlıyorum. Zîra bakıyorum ki, siz düşünmekten çaylarınızı unuttuğunuz hâlde, Molla Said kendi çayını içtikten başka, iki-üç bardak da sizin çayınızı içti.

Bunun üzerine, biraz latîfe ettikten sonra Molla Said bu âlimlere karşı;

Efendiler! Bendeniz va'detmişim, hiç kimseye suâl sormam, binâenaleyh suâllerinize muntazırım, der.

Bu hocalar kırk kadar suâl sorarlar. Umumuna cevab verdikten sonra her nasılsa Molla Said bir suâlin cevabını yanlış söylediği hâlde karşısındakiler doğru telâkki ederek tasdik etmişlerdi. Meclis dağılınca Molla Said hatırlar, hemen arkalarından koşarak:

Affedersiniz, bir suâlin cevabını yanlış söylediğim hâlde farkına varmadınız, diyerek cevabını tashih eder.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.