İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 39 / 683
39

Kamus, her kelimenin kaç mânâya geldiğini yazıyor; ben de bunun aksine olarak her mânâya kaç kelime kullanıldığını gösterir bir kamus vücûda getirmek merakına düştüm, cevabında bulundu.

Mezkûr türbeye kapandığı vakit küçük biraderi Mehmed, yemeğini getiriyordu. Yemek içindeki taneleri, kubbenin etrafında bulunan karıncalara vererek, kendisi ekmeğini yemeğin suyuna batırarak kanâat ediyordu.

Neden dolayı taneleri karıncalara veriyorsun? denildiğinde;

Bunlarda hayat-ı ictimâiyeye mâlikiyet ve fevkalâde vazife-şinâslık ve çalışma bulunduğunu müşâhede ettiğim için cumhûriyet-perverliklerine mükâfâten kendilerine muâvenet etmek istiyorum, cevabında bulunmuştur... (Hâşiye) [^5]

[^5]:(Hâşiye) 1935'de Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinde "Cumhûriyet hakkında fikrin nedir?" suâline cevaben: - Eskişehir mahkeme reisinden başka, daha sizler dünyaya gelmeden benim dindar bir cumhûriyetçi olduğumu elinizdeki tarihçe-i hayatım isbât eder, diyerek yukarıda zikredilen "Karınca hâdisesini" anlatır ve şöyle der: - Hulefâ-yı Râşidîn herbiri hem halife, hem reis-i cumhûr idi. Sıddık-ı Ekber, Aşere-i Mübeşşereye ve Sahâbe-i Kirâma elbette reis-i cumhûr hükmünde idi. Fakat mânâsız isim ve resim değil, belki hakikat-i adâleti ve hürriyet-i şer'iyeyi taşıyan mânâ-yı dindar cumhûriyetin reisleri idiler.

Tillo’da iken, bir gece Şeyh Abdülkadir-i Geylânî (K.S.) Hazretlerini rüyasında görür. Geylânî Hazretleri (K.S.) kendisine hitâben:

Molla Said! Mîran aşîreti reisi Mustafa Paşa’ya gidiniz ve kendisini tarîk-ı hidayete dâvet ediniz. Yaptığı zulümden vazgeçerek namaza ve emr-i mârufa müdâvim olmasını tavsiye ediniz. Aksi takdirde öldürünüz.

Molla Said, bu rüyayı görür görmez, hemen tedârikini yaparak Mîran aşîretine doğru Tillo’dan hareket eder, doğruca Mustafa Paşa’nın çadırına girer. Paşa orada bulunmadığından, biraz istirahat eder. Sonra Mustafa Paşa içeri girer. Orada hazır olanların hepsi kıyâm ettikleri hâlde Molla Said yerinden bile kımıldanmaz. Paşanın nazar-ı dikkatini celbedince, aşîret binbaşılarından Fettâh Bey’den kim olduğunu sorar. Fettâh Bey, meşhûr Molla Said olduğunu bildirir. Hâlbuki Paşa, ulemâdan hiç hoşlanmazdı. Şübhesiz bunun üzerine daha fazla kızmış ise de izhâr etmemişti. Molla Said’e ne için buraya geldiğini sorunca, Molla Said cevaben:

Seni hidayete getirmeye geldim. Ya zulmü terkedip namazını kılacaksın veyâhut seni öldüreceğim! demesinden paşa hiddetlenerek dışarı çıkar. Biraz dolaştıktan sonra yine çadıra girer ve Molla Said’e ne için geldiğini tekrar sorar. Molla Said:

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.