İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 672 / 683
672

ders almak için beraber bulunmaya lüzum görmüyorlar. Belki, koca bir memleket bir dershâne hükmünde, Risale-i Nur kitapları onların eline geçmekle, Üstad yerine onlara bir ders verir. Herbir risale, bir Said hükmüne geçer.

Hem ellerinden geldiği kadar ücretsiz istinsah ederler. Muhtaçlara mukàbelesiz veriyorlar ki, (∗) [^2] okusunlar ve dinlesinler. Bu sûretle büyük bir memleket, bir medrese hükmünde oluyor.

[^2]:(∗) 25 sene müddetle el yazması ile Anadolu'da neşri bu şekilde olmuştur.

İhvân-ı Müslimîn ise; umumî merkezlerinde mürşid ve reisleriyle görüşmek ve emirler ve dersler almak için ziyaretine giderler. Ve o umumî cem'iyetin şûbelerinde de, o büyük üstadla ve nâibleriyle ve vekilleri hükmündeki zâtlarla yine görüşürler, ders alırlar, emir alırlar.

Hem umumî merkezlerinde çıkan ceride ve mecellelerin fiatını verip, alıp, onlardan ders alıyorlar.

Üçüncü Fark: Nur Talebeleri aynen àlî bir medresenin ve bir üniversite dâru'l-fünûnunun talebeleri gibi, ilmî muhâbere vâsıtasıyla ders alıyorlar. Büyük bir vilâyet, bir medrese hükmüne geçer. Birbirlerini görmedikleri, tanımadıkları ve uzak oldukları hâlde, birbirine ders veriyorlar ve beraber ders okuyorlar.

Amma İhvân-ı Müslimîn ise; memleketleri ve vaziyetleri iktizasıyla mecelleleri ve kitapları çıkarıyorlar, aktâr-ı âleme neşrediyorlar; onunla birbirini tanıyıp ders alıyorlar.

Dördüncü Fark: Nur Talebeleri, bu zamanda ve bugünde ekser bilâd-ı İslâmiyede intişar etmişler ve çoklukla vardırlar. Bu intişarlarında ayrı ayrı hükûmetlerde bulundukları hâlde, hükûmetlerden izin almaya muhtaç olmuyorlar ki tecemmu' edip toplansınlar ve çalışsınlar. Çünkü, meslekleri siyaset ve cem'iyet olmadığından hükûmetlerden izin almaya kendilerini mecbur bilmiyorlar.

Amma İhvân-ı Müslimîn ise; vaziyetleri itibariyle siyasete temâs etmeye ve cem'iyet teşkiline ve şûbeler ve merkezler açmaya muhtaç bulunduklarından, bulundukları yerlerdeki hükûmetten icâzet ve ruhsat almaya muhtaçtırlar ve Nurcular gibi bilinmiyor değiller. Ve bu esâs üzerine, kendilerine umumî merkezleri olan Mısır’da, Suriye’de, Lübnan’da, Filistin’de, Ürdün’de, Sudan’da, Mağrib’de ve Bağdat’ta çok şûbeler açmışlar.

Beşinci Fark: Nur Talebeleri içinde çok muhtelif tabakalar var. Yedi-sekiz yaşındaki, câmilerde Kur'ân okumak için elifbâ’yı ders almakta olan çocuklardan tut, tâ seksen-doksan yaşındaki ihtiyarlara varıncaya kadar kadın-erkek hem bir köylü, hammal adamdan tut, tâ büyük bir vekile

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.