bunları âlet ediyor, hem de siyâsî bir kanuna âlet ediyor, hem de bir Müslümanı mahkûm ettirmek için âlet ediyor. Şu hâlde o da 163’üncü maddeye göre suç işlemiyor mu?
“Hayır” der savcı, “Ben propaganda yapmıyorum. O propaganda ve telkin yaptı.” Ne dedi peki? Şunları söyledi:
“... Bu zamanda, zındıka dalâleti, İslâmiyete karşı muhârebesinde nefs-i emmârenin plânıyla şeytan kumandasına verilen fırkalardan en dehşetlisi, yarım çıplak hanımlardır ki, açık bacağıyla, dehşetli bıçaklarla ehl-i îmâna taarruz edip, saldırıyorlar. Nikâh yolunu kapamağa, fuhuş yolunu genişlettirmeye çalışarak çokların nefislerini birden esir edip, kalb ve rûhlarını kebâir ile yaralıyorlar; belki o kalblerden bir kısmını öldürüyorlar.”
Peki yalan mı bunlar? Fuhşu teşvik ve nikâhı imha eden fâhişeler gürûhu inkâr mı ediliyor? Gizli ve âşikâr fuhuşla ve devlet eliyle mücâdele yok mu? Ceza Kanunu, Fuhuşla Mücâdele Nizâmnâmesi ve Ahlâk Zâbıtası bunlarla geceli gündüzlü mücâdele etmiyor mu?
Var, var amma, buna biz karışırız, Allah ne karışır? diyor savcı. Peki böyle desin. Desin amma.. kanun, zâbıta ve savcı, suç işlendikten sonra işleyeni ve işleteni yakalıyor. Yani iş olup bittikten sonra, nâmus pâyimal olup adam öldükten sonra. Daha evvel tedbir almağa kanunen imkân yok; fakat dinen buna imkân var: Allah korkusu ve din. Bu korku sâyesinde her türlü rezâletin önü alınabileceğini bildiriyor. İslâm Dini bunu emrediyor. Tedbiri evvelden alın diyor. Nasıl? Nasihat edin, îkaz edin, Allah’ı tanıtın, insanın kalbinde Allah korkusu, Allah sevgisi, ateş, Cehennem, ebedî azâb, ebedî saâdet yer etsin; bilsin, anlasın, sevsin ve korksun; korksun ki fenâlıklardan kaçsın, hem kendisi kurtulsun, hem de cem'iyet; savcı da, devlet de, hükûmet de, millet de rahat etsin. Bunun için Allah korkusunu ve sevgisini insanlara aşılayın.
Nasıl yapalım bu işi? Söyleyin, yazın, okutun. Peki amma o zaman propaganda diyorlar. Ne olur? Bunlar Allah’ın emirleri, Kur'ân-ı Azîmü'ş-Şân’ın hikmetleri değil mi? Din, sizin en tabîi hakkınız değil mi? Kim men'eder sizi bundan (Allah yolundan)? Suç diyorlar buna. Öyle mi?
Allah’ın emrini okuyun:
﴿ اِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَبِيلِ اللّٰهِ وَشَاقُّوا الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدَى لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْئًا وَسَيُحْبِطُ اَعْمَالَهُمْ ﴾
Meâli: “Haberiniz olsun ki o küfür edip halkı Allah yolundan men' eyleyen ve hak kendilerine tebeyyün ettikten sonra Peygambere karşı
