İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 426 / 683
426

millet için îmân nuruna mazhar olmak, maddî-manevî saâdet ve terakkîyi te'min eder. Namazını kılıp istikametle hareket ettiği takdirde dünyevî çalışma ve gayretinin âhiret hesabına geçip ebedî saâdet ve nurları netice vermesi düşüncesi, ne kadar o vazifeyi iştiyakla severek yapmayı te'min edeceği ma'lûmdur. İşte bu hakikati, bütün memurlar, san'atkârlar ve esnâf rehber ittihàz etmeli ve bu ders, umuma telkin edilmelidir. Bu zikredilen bahis, deryâdan bir katre nev'inden Üstad’ın saymakla bitmeyen millete menfaatdâr hizmetinden bir cüz'dür. İslâmiyete irtica, mü'minlere mürteci diyenlere yazıklar olsun! (Hâşiye) [^3]

[^3]:(Hâşiye) Dinî farzlarını yerine getirmek sûretiyle dünyevî çalışmaların da bir ibâdet hükmüne geçtiğine dair Üstadımızın yanına gelenlere verdiği derslerden birkaç nümûne: 1 - Üstadımız Bediüzzaman Hazretleri ile birlikte, bir gün, Eskişehir'deki Yıldız Oteli'nde bulunuyorduk. Şeker fabrikasından yanına gelen birkaç işçi ve ustabaşına kısaca dedi: "Siz farz namazlarınızı kılsanız, o zaman fabrikadaki bütün çalışmalarınız ibâdet hükmüne geçer. Çünkü, milletin zarûrî ihtiyacını te'min eden mübârek bir hizmette bulunuyorsunuz." 2 - Yine bir gün, Eğirdir yolu altında oturmuş, Rehber'i okuyorduk. Tren yolunda çalışan birisi geldi. Ve Üstad, ona da aynı şekilde: Ferâizi edâ edip, kebâirden çekilmek şartıyla bütün çalışmalarının ibâdet olduğunu; çünkü on saatlik bir yolu bir saatte kestirmeğe vesile olan tren yolunda çalıştığından mü'minlere, insanlara olan bu hizmetin boşa gitmeyeceğini, ebedî hayatında sevincine medâr olacağını ifâde etmiştir. 3 - Yine bir gün vaktiyle Eskişehir'de, tayyareciler ve subaylar ve askerlere de aynen şu dersi vermişti: "Bu tayyareler, bir gün İslâmiyete büyük hizmet edecekler. Farz namazlarınızı kılsanız, kılamadığınız zaman kazâ etseniz, asker olduğunuz için herbir saatiniz, on saat ibâdet, hususan hava askeri olanların bir saati, otuz saat ibâdet sevâbını kazandırır. Yeter ki kalbinde îmân nuru bulunsun ve îmânın lâzımı olan namazı îfâ etsin. 4 - Hem Barla, hem Isparta, hem Emirdağı'nda çobanlara derdi: "Bu hayvanlara bakmak, büyük bir ibâdettir. Hattâ, bazı Peygamberler de çobanlık yapmışlar. Yalnız, siz farz namazınızı kılınız, tâ hizmetiniz Allah için olsun." 5 - Yine bir gün, Eğirdir'de, elektrik santralının inşaasında çalışan amele ve ustaya: "Bu elektriğin umum millete büyük menfaati var. O umumî menfaatten hissedar olabilmeniz için, farzınızı kılınız... O zaman bütün sa'yiniz, uhrevî bir ticâret ve ibâdet hükmüne geçer." demiştir. Bu nev'iden onbinler misâller var. Dâimî hizmetinde bulunan talebeleri

∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.