İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 214 / 683
214

Ey efendiler! Benim hakkımda tesbit edilmeyen ve tesbit edilse dahi bir suç teşkil etmeyen ve suç olsa bile yalnız beni mes'ûl eden bir madde yüzünden, kırktan fazla Türk’ün en kıymetdâr gençlerini ve en muhterem ihtiyarlarını, büyük bir cinayet işlemişler gibi bu belâya atmak, milliyet-perverlik midir? Evet, sebebsiz böyle işkenceli tevkìfe düşenler içinde Türk gençlerinin medâr-ı iftiharı olacak bir kısım zâtlar var ki; (Hâşiye) [^3] uzaktan kıymetini hissedip, ona yalnız bir selâm veya îmânî bir risale göndermemle, onu bir cânî gibi çoluk ve çocukları içinden alıp bu belâya atmak milliyetçilik midir? Ben ki, sizin nazarınızda yabânî millettenim diyorum... Bu mevkuf olan civanmerd ve muhterem Türk gençleri ve ihtiyarları içinde öyleleri var ki; onların bir tanesini, kendi milletimden yüz adama değiştirmem. İçinde öyleleri var ki; on sene bana zulüm eden memurlara, beş seneden beri onların hatırları için, o zâlimlere bedduâyı bıraktım. Ve onların içinde öyleleri var ki; àlî seciyelerin en hàlis nümûnelerini o âlîcenab Türk arkadaşlarda kemâl-i hayret ve takdirle gördüm. Ve Türk Milletinin sırr-ı tefevvukunu onlarla anladım.. Ben, vicdânımla, mevcûd ve çok emârelerle te'min ederim ki; eğer bu masûm mevkuflar adedince vücûdlarım bulunsaydı veyâhut onların umumuna gelen her nev'i meşakkatlerini alabilseydim, kasem ederim ki, müftehirâne o kıymetdâr zâtlara bedel çekmek isterdim. Benim bunlara karşı bu hissim, onların kıymet-i zâtiyeleri içindir; yoksa şahsıma karşı fâidesi dokunması değildir. Çünkü, bir kısmını yeni görüyorum; bir kısmı, belki o benden fâide görmüş, ben ondan zarar görmüşüm. Fakat binler zarar görsem, yine onların kıymeti nazarımda tenzîl etmez.

[^3]: (Hâşiye) O zâtlar, men'-i mahkeme ile iki aylık sıkıntılı tevkìften sonra tahliye edilmişlerdir.

İşte, ey Türkçülük da'vâ eden mülhid zâlimler! Türk Milletinin medâr-ı iftiharı olabilecek bu kadar zâtları gayet âdi ve ehemmiyetsiz bahâneler ile –sizin tâbirinizle– benim gibi bir Kürd yüzünden perîşan etmek, tezlil etmek milliyetçilik midir, Türkçülük müdür, vatan-perverlik midir? Haydi, o insafsız vicdânınıza havâle ediyorum!

İşte mahkeme-i âdile, onların masûmiyetini anlamakla çoklarını tahliye etti. Eğer ortada bir suç varsa, o suç benimdir. Onlar, ulüvv-ü cenâblarından, benim gibi garîb bir ihtiyar hocaya soba yakmak, su getirmek, yemek pişirmek ve kendime mahsûs bir risalemi tebyiz etmek gibi cüz'î işlerimi sırf lillâh için yapmışlar ve benim hatırım için hâtıra defterim hükmünde olan o iki risalemin âhirlerinde, bir hâtıra olmak üzere imzalarını atmışlar. Acaba dünyada, böyleleri, böyle bahânelerle muâheze edecek bir kanun, bir usûl ve bir maslahat var mı?

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.