İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 148 / 683
148

her tarafı kaplayacak bir nur-u hakikat olması dolayısıyla, Rahmet-i İlâhiye cânibinde, bu millet-i İslâmiyeyi, maddî-manevî felâket ve helâket tehlikelerinden, bir sedd-i Kur'ânî ve nur-u îmânî olarak muhâfazaya vesile olmuştur.

Risale-i Nur, îmân ve Kur'ân muhâliflerine karşı mücâdelesinde cebr ve münâzaa yolunu değil, iknâ ve isbât yolunu ihtiyar etmiştir!

Risale-i Nur, yüzotuz risalelerinde, doğrudan doğruya hakikatin berrak vechesini bütün vuzûh ve çıplaklığıyla göstermiştir. Din-i Hak olan İslâmiyeti ve âlem-i insaniyetin hidayet güneşi olan Kur'ânın mu'cizeliğini, bütün dünya efkârı müvâcehesinde ve bütün fikir ve felsefe sahasında cerhedilmez kat'î deliller ile göstermiştir. Ve mantıkî hüccetlerle isbât etmiştir ki; yer yüzündeki bil'umum kemâlât ve medeniyet ve terakkî umdeleri, semâvî dinler ve peygamberler eliyle gelmiş ve bilhassa İslâmiyetin zuhûruyla âlem-i insaniyet, İslâm Âleminin taht-ı riyâsetinde cehâlet gayyâsından kurtulmuş ve kurtulacaktır! Felsefe ve hikmetin içerisinde görünen fazilet, menfaat-i umumiye vesâire gibi insanî esâslar ise; Güneşin doğmasıyla ondan yayılan ve aydınlanan gece âleminin nurları gibi, Nübüvvet güneşinin tulû'u, beşeriyetin fikir ve kalblerinde akisler ve lem'alar husûle getirmiş olmasındandır. Hakikatli felsefe ve hikmetin, fen ve san'atın üzerinde görünen bu ışıklar, Kur'ân güneşinin ve Nübüvvet kandilinin âlem-i beşeriyete akislerinden ve cilvelerinden mütevelliddir.

Ey Âlem-i İslâm! Uyan, Kur'âna sarıl! İslâmiyete maddî ve manevî bütün varlığınla müteveccih ol! Ve ey Kur'âna bin yıllık tarihinin şehâdetiyle hàdim olan ve İslâmiyet nurunun zemin yüzünde nâşiri bulunan yüksek ecdâdın evlâdı! Kur'âna yönel ve onu anlamaya, okumaya ve onu anlatacak, onun bu zamanda bir mu'cize-i manevîsi olan Nur Risalelerini mütâlaa etmeye çalış. Lisânın, Kur'ânın âyetlerini âleme duyururken, hâl ve etvâr ve ahlâkın da onun mânâsını neşretsin; lisân-ı hâlin ile de Kur'ânı oku. O zaman sen, dünyanın efendisi; âlemin reisi ve insaniyetin vâsıta-i saâdeti olursun!

Ey asırlardan beri Kur'ânın bayraktarlığı vazifesiyle cihanda en mukaddes ve muhterem bir mevki-i muallâyı ihrâz etmiş olan ecdâdın evlâd ve torunları! Uyanınız! Âlem-i İslâmın fecr-i sâdıkında gaflette bulunmak, kat'iyyen akıl kârı değil! Yine Âlem-i İslâmın intibâhında rehber olmak, arkadaş, kardeş olmak için Kur'ânın ve îmânın nuruyla münevver olarak İslâmiyetin terbiyesiyle tekemmül edip hakîki medeniyet-i insaniye ve terakkî olan medeniyet-i İslâmiyeye sarılmak ve onu, hâl ve harekâtında kendine rehber eylemek lâzımdır.

Avrupa ve Amerika’dan getirilen ve hakikatte yine İslâmın malı olan fen ve san'atı, nur-u tevhid içinde yoğurarak, Kur'ânın bahşettiği

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.