İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 606 / 683
606

nüshasını, Samsun’da münteşir Büyük Cihad Gazetesi’ne gönderiyorlar. Yazı, Büyük Cihad’da “En Büyük İsbât” başlığı altında ve bir hâşiye ilâve edilerek neşrediliyor. Sonra, Ankara ve İstanbul Üniversitesi’ndeki Nur talebeleri de iki-üç makale yazı, Büyük Cihad Gazetesi’ne gönderiyorlar ve neşrediliyor. Bu sıralarda Malatya hâdisesi vukû'a geliyor, dindarlar aleyhinde bir sürü yalan, iftira, tezvir propagandası başlıyor. Bu tahrîklere aldanan bazı şahsiyetler, dinî gazetelerden medâr-ı ittiham noktalar bulmak için çalışıyorlar. Samsun’da da mezkûr “En Büyük İsbât” başlıklı yazı ve Üniversite Nur talebelerinin makaleleri dolayısıyla, gazete neşriyat müdürü ile Ankara’dan bu yazıların bazılarını gönderen bir Nur talebesi tevkìf edilerek mahkemeye veriliyor. Nurculuğun memlekette inkişafı aleyhinde gazetelerde beyânâtlar, kanâatler ileri sürülüyor. Altıyüz kadar Nur talebesinin mahkûmiyetini istihdaf eder şekilde, Türkiye’de yirmibeş yerde taharrî yapılıp, bir kısmında da'vâ açılıyor. Neticede; Risale-i Nurda ve Nur talebelerinde medâr-ı ittiham bir nokta olmayıp, suç bulunmadığı kanâatine varılıyor.

Samsun’da açılan da'vâda evvelâ mahkûmiyete karar verilmişse de, mahkeme-i temyizin Risale-i Nur eserleri ve müellifi Bediüzzaman hakkında serdettiği mütâlaa ile mahkûmiyet kararını esâstan bozması sebebiyle, tekrar yapılan duruşmada, yazılarda suç unsuru bulunmadığı kanâatine varılarak berâet kararı verilmiştir.

En Büyük İsbât” başlıklı yazıdan dolayı Samsun’da Üstadımız aleyhine de da'vâ açılmıştı. Samsun’a mahkemeye celbi isteniyordu. Çok rahatsız ve ihtiyar olması sebebiyle kaza tabibliğinden aldığı bir raporu nazar-ı itibara alınmayarak, mutlaka mahkemede bulunması isteniyordu. Nihâyet Üstad, Samsun’da mahkemede bulunmağa karar vererek İstanbul’a kadar geldi. Fakat sıhhatinin bozukluğu ve tahammül edememesinden yola devam edemeyip hey'et-i sıhhiyeden bir rapor alıp mahkemeye gönderdi. Raporda, Said Nursî’nin, yapılan muayene neticesi, ne karadan, ne denizden ve ne de havadan Samsun’a gitmeye vücûdu tahammül edemeyeceği yazılı idi. Mahkemede, müddeiumumî şiddetli ısrarlarla Said Nursî’nin mutlaka mahkemede bulunmasını istemişse de, mahkeme hey'eti, sıhhiye raporuna istinâden, Bediüzzaman’ın İstanbul mahkemelerinden birinde istinâbe sûretiyle ifâdesinin alınmasına karar verdi. Nihâyet, devam eden mahkemeler neticesinde, Samsun Mahkemesi, da'vâ mevzûu yazıda mahkûmiyeti icâb ettirecek bir kasıt görmediğinden, Said Nursî’nin berâetine karar verdi. ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.