devam etti. Onunla konuşanların, mektûblaşanların, hizmetine koşanların evleri arandı, kendileri Afyon Hapishânesi’nde çürütülerek çoluk-çocukları sokaklarda sürünmeye mahkûm edildi.
Onun el yazması Kur'ân-ı Kerîm’i ile bunun tefsiri olan Risale-i Nur parçaları birer hıyânet-i vataniye evrakı imiş gibi müsâdere edilip savcılıklara devredildi. Muhâkemesine mevkufen devam edilerek yirmi ay suçsuz yere hapishânede bırakıldı.
Öyle bir ân geldi ki, bu vak'aların cereyan ettiği Afyon Hapishânesi, Allah’a inanmaktan ve onun emirlerini yerine getirmekten gayrı hiçbir suçu olmayan masûm vatandaşlarla dolup taştı. Onlara revâ görülen zulüm, işkence; şeytanları bile dehşete düşürdü, ayyûka çıktı, vahşet hâlini aldı. Nasıl Kudüs-i Şerîf Yahudîlerin vahşetine ve peygamberlere yapılan zulümlere sahne olmuşsa, Afyon şehri de, insan haklarının çiğnenip vatandaş haklarının çarmıha gerildiği ikinci bir şehir oldu.
14 Mayıs seçimleriyle çeyrek asrın diktatoryası zîr ü zeber edilip çatır çatır yıkılırken, millet, kendi mukadderâtına hâkim olmaktan duyduğu hududsuz bir sevinç içerisinde bayram ediyor. ……………
14 Mayıs’tan sonra herşeyin değişeceğini beklerken yine görüyoruz ki, vâli ve kaymakamlar eski alışkanlıklarına devamdalar. Taharrî memurları yine konuşan iki-üç vatandaşın peşinde ve yine Bediüzzaman’ın evi tarassud altında. Öyle ki, bir jandarma çavuşu bile elinde arama emri olmadan Türkiye Cumhûriyeti kanunlarıyla müeyyed bulunan mesken masûniyetine tecâvüz ediyor. Ve bu cür'etkâr, bir türlü ceza görmüyor. Yine Üstad’ın kılık kıyafetiyle uğraşılıyor, devr-i sâbıkta olduğu gibi, ziyaretine gelenler yine kaydedilip karakollara çağrılıyor. ………
Kendisini milletine hasreden seksen yaşındaki ihtiyar bir din âlimi öldürülmek isteniyor; hem de Ramazan Bayramı akşamı, iftar yemeğine zehir konulmak sûretiyle!
Bu ne fecî, bu ne tahammül edilmez bir hâldir! Tecrid edilmiş, dâimî bir tarassud altında, kapısında bekçi; o içerde ölümle baş başa bırakılıyor.
Heyhât! Geliniz ey Ehl-i İslâm! Hep beraber ağlaşalım. Hayır, hayır! Gözyaşlarıyla, feryâd ile tedâvisi mümkün değil bu derdin... Allah için uğraşalım.
Nihat Yazar ∗∗∗
