İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 44 / 683
44

Birincisi: Fikrinin münkeşif bulunduğu vakitler ki; her ne eline alırsa onu anlamaması, mümkün değildi.

İkincisi: Fikrinin münkabız bulunduğu vakitler ki; mütâlaa değil konuşmaktan bile hoşlanmazdı.

Molla Said, günde bir-iki cüz okumak sûretiyle Kur'ânı hıfza başladı. Her gün iki cüz ezber etmekle, Kur'ânın mühim bir kısmını hıfzına aldı, fakat iki sünûhât ile, tekmîli müyesser olmadı:

Birincisi: Kur'ânın çok sür'atle okunması bir hürmetsizlik olmasın diye;

İkincisi: Kur'ân hakàikının hıfzının daha ziyâde lüzumu var diye kalbine gelmiş. Onun için Kur'ân hakàikının anahtarı olacak ve şübehâta karşı muhâfaza ve mukàbele edecek hikmet ve fünûn-u İslâmiyeye dair kırk risaleyi iki senede hıfzına aldı. Her gün bir parça ezberden okumak sûretiyle, hepsini üç ayda ancak devrediyordu.

“Mirkât” ismindeki kitabı, hâşiye ve şerh olmaksızın hıfzetmeye başladı. Bilâhare eline geçen mezkûr kitabın hâşiye ve şerhi ile kendi nokta-i nazarını karşılaştırmış, bütün mes'eleler muvâfık olup ancak üç kelime tevâfuk etmemiş; bu tevcîhleri de ulemânın tahsinine mazhar olarak kabûl edilmiştir.

Bir gün Bitlis meşâyihinden Şeyh Muhammed Küfrevî Hazretlerinin kendilerine bedduâ ettiğini, birisi yalandan söyler. Bunun üzerine müşârün-ileyhi ziyarete gider. Şeyh Hazretleri, Molla Said’e iltifat eder, teberrüken bir ders verir. İşte Molla Said’in en son aldığı ders bu olmuştur.

Bir gece Molla Said, rüyasında Şeyh Muhammed Küfrevî Hazretlerini görür. Kendisine hitâben:

“Molla Said, gel beni ziyaret et, gideceğim” demesi üzerine hemen gider, ziyaret eder ve şeyhin uçup gittiğini görünce uyanır. Saate bakar, saat gecenin yedisidir. Tekrar yatar. Sabahleyin Şeyhin hânesinden mâtem seslerinin yükseldiğini işitir, oraya gider ve Şeyh Hazretlerinin gece saat yedide vefât ettiğini haber alır. Mahzûn olarak geriye döner.

اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ رَحْمَةُ اللّٰهِ عَلَيْهِ آمِينَ

Molla Said, Şark’ın büyük ulemâ ve meşâyihinden olan Seyyid Nur Mehmed, Şeyh Abdurrahman-ı Tağî, Şeyh Fehim ve Şeyh Muhammed Küfrevî gibi zevât-ı àliyenin herbirisinden ilm ü irfan hususunda ayrı ayrı derslere nâil olduğundan, onları fevkalâde severdi. Ulemâdan Şeyh Emin Efendi, Molla Fethullâh ve Şeyh Fethullâh Efendilere de ziyâde muhabbeti vardı.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.