İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 409 / 683
409

Ve kâinât sarayının en mükerrem misâfiri..

Ve o saraydaki sâir sekenelerde tasarrufa me'zun en fa'âl memuru..

Ve kâinât şehrinin zemin mahallesinin bahçesinde ve tarlasında, vâridât ve sarfiyatı ve zer' edilmesine, ekilmesine nezârete memur..

Ve yüzer fenler ve binler san'atlarla techiz edilmiş en gürültülü ve en mes'ûliyetli nâzırı..

Ve kâinât ülkesinin arz memleketinde, Pâdişah-ı Ezel ve Ebed’in gayet dikkat altında bir müfettişi ve bir nev'i halife-i arzı..

Ve cüz'î ve küllî bütün harekâtı kaydedilen bir mutasarrıfı..

Ve semâvât, arz ve cibâlin kaldırmasından çekindikleri emânet-i kübrâyı omuzuna alan..

Ve önüne iki acîb yol açılan, birinci yolda zîhayatın en bedbahtı ve ikinci yolda en bahtiyarı..

Çok geniş bir ubûdiyetle mükellef bir abd-i küllî..

Ve kâinât sultanının ism-i a'zamına mazhar ve bütün esmâsına en câmi' bir âyinesi..

Ve Hitâbât-ı Sübhâniyesine ve konuşmalarına en anlayışlı bir muhâtab-ı hàssı..

Ve kâinâtın zîhayatları içinde en ziyâde ihtiyaçlısı..

Ve hadsiz fakrıyla ve aczi ile beraber hadsiz maksadları ve arzuları

ve nihâyetsiz düşmanları ve onu inciten zararlı şeyleri bulunan bir bîçâre zîhayatı..

Ve isti'datça en zengini..

Ve lezzet-i hayat cihetinde en müteellimi ve lezzetleri, dehşetli elemlerle âlûde..

Ve bekàya en ziyâde müştâk ve muhtaç ve en çok lâyık ve müstehak ve devamı ve saâdet-i ebediyeyi hadsiz duâlarla isteyen ve yalvaran ve bütün dünya lezzetleri ona verilse, onun bekàya karşı arzusunu tatmin etmeyen ve ona ihsânlar eden Zâtı perestiş derecesinde seven ve sevdiren ve sevilen çok hàrika bir mu'cize-i kudret-i samedâniye ve bir acûbe-i hilkat ve kâinâtı içine alan ve ebede gitmek için yaratıldığına bütün cihâzât-ı insaniyesi şehâdet eden...

Böyle yirmi küllî hakikatler ile Cenâb-ı Hakk’ın Hak ismine bağlanan ve en küçük zîhayatın en cüz'î ihtiyacını gören ve niyâzını işiten ve fiilen cevab veren Hafîz-i Zülcelâl’in, Hafîz ismiyle mütemâdiyen amelleri kaydedilen ve kâinâtı alâkadar edecek ef'âlleri o ismin kâtibîn-i kirâmlarıyla yazılan ve herşeyden ziyâde o ismin nazar-ı dikkatine mazhar bulunan bu insanlar, elbette ve elbette ve herhalde ve hiçbir şübhe getirmez ki; bu yirmi hakikatin hükmüyle, insanlar için bir haşir ve neşir olacak ve Hak ismiyle evvelki hizmetlerinin mükâfâtını ve kusurâtının mücâzâtını çekecek

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.