İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 36 / 683
36

Bediüzzaman:

Evet “Câmî”yi bitirdim.

Molla Fethullâh hangi kitabı sordu ise, “bitirdim” cevabını alınca, tahayyürde kaldı. Bu kadar kitabı bitirdiğini, hem de az zamanda bitirdiğini aklına sığıştıramadı, taaccüb etti ve dedi:

Geçen sene deli idin, bu sene de mi delisin?

Bediüzzaman:

— İnsan başkasına karşı kesr-i nefis için hakikati ketmedebilir. Fakat babadan daha muhterem olan üstadına karşı hakikat-i mahzdan başka bir şey söyleyemez. Emrederseniz, söylediğim kitaplardan beni imtihan ediniz, der.

Molla Fethullâh hangi kitaptan sordu ise, cevabını güzelce verir.

Bunun üzerine bu muhâvereyi dinleyen ve bir sene evvel Said’in hocasının hocası bulunan Molla Ali-i Suran nâmındaki zât, kendilerinden ders almaya başladı.

Molla Fethullâh:

Pek a'lâ, zekâda hàrikasınız, fakat hıfzınız nasıldır? Makàmât-ı Harîriye’den birkaç satırını iki defa okumakla hıfzedebilir misiniz? diyerek kitabı uzatır.

Molla Said alarak, bir yaprağını bir defa okumakla hıfzetti ve okudu.

Molla Fethullâh:

Zekâ ile hıfzın ifrat derecede bir kimsede tecemmu'u nâdirdir, diyerek hayrette kaldı.

Bediüzzaman orada iken, Cem'ül-Cevâmi' kitabını, günde bir-iki saat iştigâl etmek üzere bir haftada hıfzetti. Bunun üzerine Molla Fethullâh şu kelâmı söyleyerek kitabın üzerine yazdı:

قَدْ جَمَعَ فِى حِفْظِهِ جَمْعُ الْجَوَامِعِ جَمِيعَهُ فِى جُمْعَةٍ

Bu hâl Siirt’te şüyû bulmuş ve Molla Fethullâh, ulemâya:

Bizim medreseye gayet genç bir talebe geldi. Her ne suâl ettimse bilâ-tevakkuf cevab verdi. Bu yaşta zekâsına ve ilmine ve fazlına hayran kaldım, diyerek pek çok medheder.

Bunun üzerine ulemâ bir yerde toplanarak Bediüzzaman’ı dâvet ederler. Bediüzzaman, intihâb ettikleri bütün suâllerine bilâ-tereddüd cevab verirken, Molla Fethullâh’ın yüzüne bakıyordu. Sanki kitaba bakıyor gibi kendilerinden okuyarak cevab veriyordu. Bunu gören ulemâ,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.