İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 302 / 683
302

“Bana bak!” dedi. Ben de baktım, gördüm ki; mânâsının çok tabakalarından hususan mânâ-yı işârîsiyle ve cifrîsiyle hem hapis musîbetine, hem necâtımıza işâret ve bize beşâret ediyor.” buyurdular. İşte Denizli Mahkemesi, berâet kararı vermezden dokuz ay evvel, bilâ-tereddüd bu âyetin definesinden aldığı cevheri izhâr edip, hem bu âyet-i kerîmenin mühim nükte-i i'câzını keşf, hem de bu kuvve-i maneviyeye muhtaç zaîf talebelerini tebşîr etmekle bizleri mesrûr eylemişlerdir. Bu âyetin tam izâhı, Denizli Müdafaası’nda ve Lâhikası’ndadır.

Nüsha-i nâdire-i zaman olan Üstadımız, gayet şecî ve metîn ve ulü'l-azmâne bir cesâret-i fevkalâdeye mâlik bir lisânü'l-haktır ki, hak yolunda söz söylemekten çekinmez ve levm-i lâimden korkmazlar. Bir gün, “Bismillâh” yazılı kabir taşlarını lağımlar üzerine konurken görürler. Orada dünyaca mühim zâtlar hazır oldukları hâlde, kimsenin söyleyemediği gayet acı sözlerle o haksız işe ve daha başka haksız işlere de sedd-i sedid olmuşlardır.

Hem memleketimizde, her kim Üstadımızı rencîde etmeye cesâret etmişse, Risale-i Nur’a zarar getirmişse, mutlaka sû-i âkıbete uğramışlardır. Bazıları dehàlet edip akılları başlarına gelmiş ise de, bazıları da cezalarını çekmişlerdir. Bu vak'aların bazıları Lâhika’da yazılmıştır.

Elhâsıl, mübârek Üstadımızın evsâf-ı kemâlini ve mehâsin-i ahvâlini bizim gibi âcizlerin bihakkın tasvir ve ta'rif edebilmesine imkân yoktur. Hàlık-ı Zülcelâl Ve'l-Cemâl Hazretleri, Üstadımızı, bir vücûd-u müstesnâ olarak yaratmış ve tevfik-i İlâhiyesine mazhar kılmıştır. Ne saâdet ona ki; onun bizzat iştigâl ettiği ve ehemmiyetle teşvik ve tavsiye ettiği Risale-i Nur ile Hizmet-i Kur'âniye ve îmâniyede buluna ve Risale-i Nur’dan dersini almış ola...

Üstadımız, memlekette bulundukça, fâsılasız neşr-i hakàik eylemiş ve bizim saâdetimiz için feyiz bahşeden mübârek nefesini sarfetmiştir. Cenâb-ı Erhamürrâhimîn’den bütün rûh u canımızla niyâz ederiz ki; Mahşer gününde dahi bizleri اَلسَّعِيدُ سَعِيدٌ فِى بَطْنِ اُمِّهِ hadîs-i şerîfine mazhar olan Üstadımız, define-i ulûm ve fünûn, bedîü'l-beyân allâme-i Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri ile birlikte haşretsin. Tâ ki, o korkulu günde nurlu, müşfik, mübârek eliyle elimizi tutsun, huzur-u Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’a bizi götürsün, İnşâallâh!...

Risale-i Nur Şâkirdlerinden

Feyzi, Emin ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.