İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 252 / 683
252

çünkü benim nefyim haksız olmuştur. Hem menfîler mâdem iâde edildi, eski vesikalarımın hükmü bâkîdir.

Sâniyen: Yazdığım hakàik-ı îmâniyeyi doğrudan doğruya nefsime hitâb etmişim. Herkesi dâvet etmiyorum. Belki rûhları muhtaç ve kalbleri yaralı olanlar, o edviye-i Kur'âniyeyi arayıp buluyorlar. Yalnız medâr-ı maîşetim için, yeni hurûf çıkmadan evvel, haşre dair bir risalemi tab'ettirdim. Bunu da, bana karşı insafsız eski vâli, o risaleyi tedkik edip, tenkid edecek bir cihet bulamadığı için ilişemedi.

Üçüncü Mes'ele: Benim bazı dostlarım, ehl-i dünya bana şübheli baktıkları için, ehl-i dünyaya hoş görünmek için, benden zâhiren teberrî ediyorlar; belki tenkid ediyorlar. Hâlbuki kurnaz ehl-i dünya, bunların teberrîsini ve bana karşı ictinâblarını, o ehl-i dünyaya sadâkate değil, belki bir nev'i riyâya, vicdânsızlığa hamledip, o dostlarıma karşı fenâ nazarla bakıyorlar.

Ben de derim: Ey âhiret dostlarım! Benim Kur'âna hizmetkârlığımdan teberrî edip kaçmayınız. Çünkü inşâallâh benden size zarar gelmez. Eğer farazâ musîbet gelse veya bana zulmedilse, siz benden teberrî ile kurtulamazsınız. O hâl ile musîbete ve tokada daha ziyâde istihkak kesbedersiniz. Hem ne var ki, evhâma düşüyorsunuz?..

Dördüncü Mes'ele: Şu nefiy zamanımda görüyorum ki; hodfürûş ve siyaset bataklığına düşmüş bazı insanlar, bana tarafgirâne, rakìbâne bir nazarla bakıyorlar. Güyâ ben de onlar gibi dünya cereyanlarıyla alâkadarım.

Hey efendiler! Ben îmânın cereyanındayım. Karşımda îmânsızlık cereyanı var. Başka cereyanlarla alâkam yok. O adamlardan ücret mukâbilinde iş görenler, belki kendini bir derece mâzûr görüyor. Fakat ücretsiz, hamiyet nâmına bana karşı tarafgirâne, rakìbâne vaziyet almak ve ilişmek ve eziyet etmek; gayet fenâ bir hatâdır.

Çünkü sâbıkan isbât edildiği gibi, siyaset-i dünya ile hiç alâkadar değilim. Yalnız, bütün vaktimi ve hayatımı hakàik-ı îmâniye ve Kur'âniyeye hasr ve vakfetmişim. Mâdem böyledir, bana eziyet verip rakìbâne ilişen adam düşünsün ki, o muâmelesi zındıka ve îmânsızlık nâmına, îmâna ilişmek hükmüne geçer.

Beşinci Mes'ele:

Dünya mâdem fânîdir.

Hem mâdem ömür kısadır.

Hem mâdem gayet lüzumlu vazifeler çoktur.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.