seneden beri terâküm eden mahrem kitaplarımı ve hususî mektûblarımı müsâdere edip teftiş ettikleri hâlde gizli bir komite ve cem'iyet gibi medâr-ı itham hiçbir maddeyi tesbit etmediklerini itirafla beraber, daha tedkike devam ediyorlar. Ben de derim:
Ey efendiler! Beyhûde yorulmayınız... Eğer aradığınız varsa, hiçbir ucunu bu kadar zaman bulamadığınızdan, biliniz ki; onu idare eden öyle acîb bir dehâ vardır ki, mağlûb edilmez ve mukàbele edilmez. Çare-i yegâne, onunla musâlahadır. Yoksa, bu kadar masûmlara zarar vermek ve ezmek yeter! Belki gayretullâha dokunur, galâ (kıtlık) ve vebâ gibi belâlara vesile olur. Hâlbuki benim gibi asabî ve en gizli olan sırrını yabânî adamlara çekinmeyerek söyleyen ve Dîvân-ı Harb-i Örfî’de meşhûr ve pek merdâne ve fedâkârâne müdafaâtı yapan ve ihtiyarlık zamanında en ziyâde âkıbeti tehlikeli ve mechûl sergüzeştlerden sakınmağa mecbur olan bir adama, böyle hiç keşfedilmeyecek komiteciliği isnâd etmek, belâhet derecesinde bir sâfdilliktir veyâhut bir entrikadır.
Hey'et-i hâkimeden bir hakkımı isterim. Benden müsâdere edilen kitaplarımın bence bin liradan ziyâde kıymetleri var. Ve onların mühim bir kısmı, oniki sene evvel Ankara Kütübhânesi’nde iftihar ve teşekkürler ile kabûl edilmiş. Hususan, sırf uhrevî ve îmânî olan Ondokuzuncu Mektûb ile Yirmidokuzuncu Söz’ün benim için çok ehemmiyetleri var; benim manevî servetim ve netice-i hayatımdırlar ve i'câz-ı Kur'ânînin on kısmından bir kısmının cilvesini göze gösterdikleri için fevkalâde bence kıymetleri var. Hem onları, kendime mahsûs olarak yazdırıp yaldızlatmışım. Hem, ihtiyarlığımın gayet hazîn hâtırâtına dair olan İhtiyarlar Risalesi’nin üç-dört nüshalarından bir tanesini kendime mahsûs yazdırmıştım. Mâdem muâheze edilecek hiçbir dünyevî madde içlerinde yoktur; onları ve Arabî risalelerimi bana iâde etmenizi bütün rûhumla istiyorum. Hapiste ve kabirde dahi olsam, o kitaplarım, bu garîb dünyanın bana yüklediği beş elîm ve hazîn gurbetlerde enîslerim ve arkadaşlarımdırlar. Onları benden ayırmakla, tahammülsüz bir altıncı gurbete düşeceğim ve bu çok ağır gurbetin tazyîkinden çıkan ahlardan sakınmalısınız. ∗∗∗
