İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 122 / 683
122

Hedef-i kasdı menfaattir. O ise, şe'ni tezâhumdur.

Hayatta düsturu, cidâldir. O ise, şe'ni tenâzu'dur.

Kitleler mâbeynindeki râbıtası, âheri yutmakla beslenen unsuriyet ve menfî milliyettir. O ise, şe'ni böyle müdhiş tesâdümdür.

Câzibedâr hizmeti, hevâ ve hevesi teşci' ve arzularını tatmin ve metâlibini teshîldir. O hevâ ise, şe'ni insaniyeti derece-i melekiyeden, dereke-i kelbiyete indirmektir. İnsanın mesh-i manevîsine sebeb olmaktır.

Bu medenîlerden çoğu, eğer içi dışına çevrilse, kurt, ayı, yılan, hınzır, maymun postu görülecek gibi hayâle gelir.

İşte onun için bu medeniyet-i hâzıra; beşerin yüzde seksenini meşakkate, şekàvete atmış; onunu mümevveh (hayâlî) saâdete çıkarmış; diğer onunu da, beyne-beyne (ikisi ortası) bırakmış. Saâdet odur ki; külle, ya eksere saâdet ola. Bu ise, ekall-i kalîlindir ki, nev'-i beşere rahmet olan Kur'ân, ancak umumun, lâakal ekseriyetin saâdetini tazammun eden bir medeniyeti kabûl eder.

Hem, serbest hevânın tahakkümüyle, havâic-i gayr-ı zarûriye, havâic-i zarûriye hükmüne geçmişlerdir. Bedâvette bir adam dört şeye muhtaç iken, medeniyet yüz şeye muhtaç ve fakir etmiştir. Sa'y, masrafa kâfî gelmediğinden; hileye, harama sevketmekle ahlâkın esâsını şu noktadan ifsad etmiştir. Cemâate, nev'e verdiği servet, haşmete bedel; ferdi, şahsı, fakir, ahlâksız etmiştir.

Kurûn-u Ûlânın mecmû-u vahşetini, bu medeniyet bir defada kustu!

Âlem-i İslâmın şu medeniyete karşı istinkâfı ve soğuk davranması ve kabûlde ızdırâbı cây-i dikkattir. Zîra istiğnâ ve istiklâliyet hàssasıyla mümtâz olan Şerîattaki İlâhî hidayet, Roma felsefesinin dehâsıyla aşılanmaz, imtizaç etmez, bel' olunmaz, tâbi olmaz.

Bir asıldan tev'em (ikiz) olarak neş'et eden eski Roma ve Yunan iki dehâları, su ve yağ gibi mürûr-u a'sâr (asırlar) medeniyet ve Hıristiyanlığın temzicine çalıştığı hâlde yine istiklâllerini muhâfaza; âdeta tenâsühle o iki rûh şimdi de başka şekillerde yaşıyorlar. Onlar tev'em ve esbâb-ı temzic varken imtizaç olunmazsa, şerîatın rûhu olan nur-u hidayet, o muzlim, pis medeniyetin esâsı olan Roma dehâsıyla hiçbir vakit mezc olunmaz, bel' olunmaz...

Dediler:

— Şerîat-ı Garrâdaki medeniyet nasıldır?

Dedim:

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.