İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 232 / 235
232

| |Sahife|

|:-:|:-:|

|senin eşeğinin kulağı senden ve senin üstadlarından daha akıllı ve daha hâzık olması lâzım gelirdi.” diye insî ve cinnî şeytanların vesveseleri yüzlerine çarpılarak; bakaranın yani ineğin dâhilinin mutlak olduğunun ve haricinin mukayyed oluşunun hikmetini aklen ve ilmen gayet mukni' bir sûrette beyân eder.
Ahlâka dair bir ‘İ'lem’ inde der ki: “Ey fâsık! Bil ki medeniyet-i sefîhe öyle müdhiş bir riyâyı ibraz etmiş ve meydâna çıkarmış ki, ehl-i medeniyetin ondan kurtulması mümkün değildir. Çünkü, ehl-i medeniyet o riyâya şân ve şeref nâmını vermiş. İnsanı, şahıslara karşı riyâkârlığa bedel unsurlara ve milletlere ve devletlere karşı riyâkârlığa teşvik etmiş ve tarihi onlara müşevvik ve alkışçı ve cerideleri de, yani gazeteleri de dellâl yapmış. Ölümü unutturup (güyâ) unsurları içinde bir hayatları var diye zaman-ı câhiliyetteki gaddâr zâlimlerin desîseleri nev'inden bir desîse ile beşeri tasannu' ve riyâkârlığa sevk etmiştir.” Ne kadar okunsa okunmağa lâyık olan bu risale dahi, bir istiğfar ve Hazret-i Mevlana’nın bir beytiyle nihâyet bulmuştur.| |

|9- ŞEMME
Kâinâtın mecmûundan tâ zerreye kadar, mütenâzilen her bir mevcûdun, pek çok Esmâ-i İlâhiyeden “Allah, Rab, Mâlik, Müdebbir, Mürebbî, Mutasarrıf ve Nâzım” isimlerine şehâdet ettiklerini isbât eder. Başka bir “İ'lem”inde, hiçbir kimsenin Sâni'-i âlemden şikâyete hakkı olmadığını gösterir. Diğer bir “İ'lem”inde Kur'ân-ı Hakîmin ilk ve ekser muhâtabı olan cumhûr-u avâmın fehimlerini nasıl okşadığını ve onların idraklerine nasıl mürâat ettiğini uzun bir hakikatle beyân eder. Hem tayy-ı mekân ve bast-ı zaman ve ene’nin mâhiyeti ve iki vechi gibi pek çok ince hakàikı beyân eden müteferrik mevzûlardan müteşekkil bir kıymetdâr risaledir.
Bu risale:
Meded ey kafile-sâlâr-ı rusül huz biyedi, Sensin ey Nur-u kerem cümlemizin mu'temedi.. İntisabım sanadır.. İşte dilimde senedi; Lâ ilâhe illallâh Muhammedün Resûlullâh.
diye bir manzûm kıt'adan sonra uzun ve muhît bir istiğfar ve duâya geçerek hitâma erer.|[167](/mesnevî-i-nuriye/şemme/2506/7/167/177#1672)|

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.