İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 11 / 235
11

Birinci Lem'a

BİRİNCİ LEM'A: Bakınız! Herbir masnû'un yüzünde öyle bir sikke vardır ki, ancak herşeyi halkeden Hàlıka mahsûstur. Ve herbir mahlûkun cebhesinde öyle bir hâtem vurulmuştur ki, herşeyi yapan Sâni'den mâadâ kimsede o hâtem bulunmaz. Ve kudretin neşrettiği mektûblarından herbir mektûbun âhirinde, taklidi kàbil olamayan öyle bir tuğrâ vardır ki, ancak Sultan-ı Ezel ve Ebede hàstır. O gibi sikkelerden yalnız hayat üzerinde parlayan sikke-i i'câza bakınız ki, hayat ile bir şeyden pek çok şeyler husûle gelir, icâd edilir. Ve pek çok şeyler dahi bir şey-i vâhide emr-i Rabbânî ile inkılâb ederler. Meselâ: Su, bir şey-i vâhid iken pek çok uzuvlara, cihâzlara Allah’ın izniyle menşe' olur, icâd edilirler. Ve mideye giren pek çok muhtelif yemekler ve meyvelerden Hàlık-ı Teâlâ tek bir cismi icâd eder, tek bir cisim husûle getirir.

İşte kalb, akıl, şuûr sâhibi olan bir adam, bu ciheti düşünürse anlar ki, bir şeyden çok şeyleri icâd edip çıkartmak ve çok şeyleri bir şeye tahvîl etmek, ancak herşeyi halkeden ve herşeyi yapan Sâni'a mahsûs bir sikkedir.

İkinci Lem'a

İKİNCİ LEM'A: Sayısız hâtemlerden canlı mahlûkata vaz' edilen hayat hâtemine bakınız! Evet, canlı bir mahlûk, câmiiyeti itibariyle, kâinâta küçük bir misâldir, şecere-i âleme güzel ve tatlı bir meyvedir, kevn ve vücûda bir nüvedir ki, Cenâb-ı Hak o nüvede pek çok âlemlerin örneklerini dercetmiştir. Sanki, o zîhayat gayet hakîmâne muayyen nizâmlar ile bütün vücûdlardan sağılmış bir katre veya bir noktadır. Bu itibarla bir zîhayatı halketmek, bütün kâinâtı yed-i tasarrufuna alan Cenâb-ı Hak’tan mâadâ hiçbir şeye isnâd edilemez.

Evet, aklı bozulmayan bir şahıs, teemmülü neticesinde anlar ki; Meselâ: Bal arısını pek çok şeylere fihriste yapan ve kitab-ı kâinâtın ekser mesâilini insanın mâhiyetinde yazan ve incir nüvesinde incir ağacının programını derceden ve insanın kalbini binlerce âlemlere örnek ve pencere yapan ve beşerin kuvve-i hâfızasında tarih-i hayatını taallukatıyla beraber yazan, ancak ve ancak herşeyi yaratan Hàlık olabilir. Ve böyle bir tasarruf, yalnız ve yalnız Rabbü'l-Âlemîn’e mahsûs bir hâtemdir.

Üçüncü Lem'a

ÜÇÜNCÜ LEM'A: Cenâb-ı Hakk’ın canlı mahlûkata bastığı hayat hâteminin gayr-ı mütenâhî nakış ve keyfiyetlerinden bir nümûneyi göstereceğiz. Şöyle ki:

Nasıl ki, suyun katrelerinden, şişenin parçalarından tut, seyyâr yıldızlara kadar şeffâf veya şeffâf gibi herşeyde şemsin cilvelerinden şemse mahsûs bir tuğrâ, bir cilve bulunur. Kezâlik, Şems-i Ezelî’nin de bütün canlı mahlûkatta “İhyâ ve nefh-i hayat” cihetiyle bir tecellî-i Ehadiyeti vardır ki, bütün esbâb iktidar ve ihtiyar sâhibi oldukları farz edilse dahi,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.