Nükte
Nükte
﴾ وَمَا مِنْ دَابَّةٍ فِى الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا ﴿ âyet-i kerîmesiyle, rızk taahhüd altına alınmıştır. Fakat, rızk dediğimiz iki kısımdır: Hakîki rızk, mecâzî rızk. Yani zarûrî var, gayr-ı zarûrî var.
Âyetle taahhüd altına alınan, zarûrî kısmıdır. Evet, hayatı koruyacak derecede gıdâ veriliyor. Cisim ve bedenin semizliği ve zaafiyeti, rızkın çok ve az olduğuna bakmaz. Denizin balıklarıyla karanın patlıcanları şâhiddir. Mecâzî olan rızk ise, âyetin taahhüdü altında değildir. Ancak sa'y ve kesbe bağlıdır. ∗∗∗
Nokta
Nokta
Arkadaş! Masûm bir insana veya hayvanlara gelen felâketlerde, musîbetlerde, beşer fehminin anlayamadığı bazı esbâb ve hikmetler vardır. Yalnız, meşîet-i İlâhiyenin düsturlarını hâvî şerîat-ı fıtriye ahkâmı, aklın vücûduna tâbi değildir ki, aklı olmayan bir şeye tatbik edilmesin. O şerîatın hikmetleri kalb, his, isti'dâda bakar. Bunlardan husûle gelen fiillere, o şerîatın hükümleri tatbik ile tecziye edilir. Meselâ: Bir çocuk, eline aldığı bir kuş veya bir sineği öldürse, şerîat-ı fıtriyenin ahkâmından olan hiss-i şefkate muhâlefet etmiş olur. İşte bu muhâlefetten dolayı, düşüp başı kırılırsa müstehak olur. Çünkü, bu musîbet o muhâlefete cezadır. Veya dişi bir kaplan, öz evlâdlarına olan şiddet-i şefkat ve himâyeyi nazara almayarak, zavallı ceylanın yavrucuğunu parçalayarak yavrularına rızık yapar. Sonra, bir avcı tarafından öldürülür. İşte, hiss-i şefkat ve himâyeye muhâlefet ettiğinden, ceylana yaptığı aynı musîbete ma'rûz kalır. ∗∗∗
İhtar [^4]
[^4]:İhtar: Kaplan gibi hayvanların helâl rızıkları, ölü hayvanlardır. Sağ hayvanları öldürüp rızık yapmak, şerîat-ı fıtriyece haramdır.
