İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 197 / 235
197

isimleri mütenevvi' olur. Meselâ uyku, âlem-i yakaza ile âlem-i misâl arasında bir köprüdür. Berzah, dünya ile âhiret arasında ayrı bir köprüdür. Ve misâl, âlem-i cismânî ile âlem-i rûhâni arasında bir köprüdür. Bahar, kış ile yaz arasında ayrı bir nev'i köprüdür. Kıyâmette ise, inkılâb bir değildir. Pek çok ve büyük inkılâblar olacağından, köprüsü de pek garîb, acîb olması lâzım gelir.

İ'lem 43

İ'lem Eyyühe'l-Azîz! İnsanın ba'de'l-mevt, Hàlık-ı Rahmân ve Rahîme rücûu hakkında ilânat yapan şu;

﴿ اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ ﴾ ﴿ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ﴾ ﴿ وَاِلَيْهِ الْمَصِيرُ ﴾ ﴿ وَاِلَيْهِ مَآبِ ﴾

gibi âyetlerde büyük bir beşâret ve tesellî olduğu gibi, ehl-i isyana da büyük tehdidleri îmâ vardır.

Evet, bu âyetlerin sarâhatine göre ölüm; zevâl, firâk, adem kapısı ve zulümât kuyusu olmayıp, ancak Sultan-ı Ezel ve Ebedin huzuruna girmek için bir medhaldir. Bu beşâretin işâretiyle kalb adem-i mutlak korkusundan, eleminden kurtulur. Evet küfrün tazammun ettiği Cehennem-i maneviyeye bak! اَنَا عِنْدَ ظَنِّ عَبْدِى بِى Hadîs-i Kudsîsi sırrınca, Cenâb-ı Hak kâfirin zan ve i'tikàdını dâimî bir azâb-ı elime kalb eder. Sonra, îmân ve yakìn ile, Cenâb-ı Hakk’ın likàsından sonra, rızâsından sonra, rü'yetinden sonra mü'minler için hâsıl olan lezzetlerin derecelerine bak! Hattâ Cehennem-i cismânî, ârif olan mü'min için, âsîye kâfirin Cehennem-i manevîsine nisbeten Cennet gibidir.

Arkadaş! Âlem-i bekàya delâlet eden berâhinden mâadâ, arkasında saflar teşkil edip duâlarına bir ağızdan “Âmîn! Âmîn!” söyleyen enbiyâ, evliyâ, sıddıkîn imâmları, Mahbûb-u Ezelî’nin Habîb-i Ekremi Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’ın tazarruâtı, duâları, âlem-i bekàda insanın bekàsına pek büyük bürhân ve kâfî bir vesiledir. Çünkü, kâinâtı serâpâ istilâ eden şu hüsünler, güzellikler, cemâller, kemâller, o Habîb’in tazarruâtını işitmemek veya kabûl etmemek kadar çirkin, kabîh, kusur, naks addedilecek bir şeye müsâade eder mi? Cenâb-ı Hak bütün nekàisten, çirkin şeylerden münezzeh, müberrâ değil midir? Elbette münezzehtir.

İ'lem 44

İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Cenâb-ı Hakk’ın verdiği ni'metleri söyleyip ilân ve tahdîs-i ni'met etmek, bazen gurura ve kibre incirâr eder. Tevâzu' kasdıyla da o ni'metleri ketmetmek iyi değildir. Binâenaleyh, ifrat ve tefritten kurtulmak için, istikamet mîzanına müracaat edilmeli. Şöyle ki:

Herbir ni'metin iki vechi vardır. Bir vechi insana aittir ki; insanı tezyîn eder, medâr-ı lezzeti olur. Halk içinde temâyüze sebeb olur. Mûcib-i fahr

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.