İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 125 / 235
125

Zeylü'z-Zeyl

Zeylü'z-Zeyl

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

İ'lem 1

İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Bazı insanların ağzında kemiyeten az, keyfiyeten pek büyük üç kelime dolaşmaktadır.

Birincisi: Herşey kendi kendine teşekkül etmiştir.

İkincisi: Mûcid ve müessir esbâbdır.

Üçüncüsü: Tabiat iktiza etti.

Bu üç kelimâtın pek çok muhâlâta zarf oldukları hakkında yapılan beyânâtı dinle:

İnsan mevcûddur. Bu mevcûd insan, birinci kelimeye nazaran hem sâni'dir, hem masnû'.

İkinci kelimeye göre, esbâbın te'siriyle vücûda gelmiştir.

Üçüncü kelimeye nazaran, mevhûm tabiatın eseridir.

Dördüncü cihet ise, hak ve hakikatin istilzam ettiği gibi Allah’ın masnû'udur.

Evvelki kelimenin gayr-ı mahsur muhâlâtı:

1– O kelimenin iktizasına göre insanı teşkil eden zerrelerin herbirisinde hem insanın içini, hem kâinâtı görecek, bilecek bir göz, bir ilim ve sâir sıfât-ı lâzimenin bulunması lâzımdır.

2– İnsanın bedeninde zerrâttan teşekkül eden mütehâlif mürekkebât adedince –matbaalarda hurûfâtı tertib etmek için kullanılan kalıplar gibi– kalıplar lâzımdır.

3– Kârgir kemerlerin taşları gibi, herbir zerrenin arkadaşlarına hem hâkim, hem mahkûm olması lâzım gelir. Ve kezâ, herbirisi, ötekilere hem zıt, hem misil, hem mutlak, hem mukayyed olması lâzımdır.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.