İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 17 / 235
17

On İkinci Lem'a

ONİKİNCİ LEM'A: Arkadaş! Hayat, Hàlık’ın Ehadiyetine bürhân olduğu gibi, mevt de devam ve bekàsına bir delildir. Evet, nasıl, akan nehirlerin, dalgalanan denizlerin kabarcıkları ve yeryüzünde bulunan sâir şeffâflar, şemsin ziyâ ve timsâllerini göstermekle şemsin vücûduna şehâdet ettikleri gibi; o kabarcık gibi şeffâflar ölüp, söndükten sonra yerlerine müteselsilen gelip geçen emsâlleri, yine şemsin ziyâ ve timsâllerini gösterdiklerinden, şemsin devam ve bekàsına ve bütün o şuâât, celevât ve timsâllerin bir Şems-i Vâhid’in eseri olduklarına şehâdet ediyorlar. İşte o şeffâflar, vücûdlarıyla şemsin vücûduna ve ademleri ve ölümleriyle de şemsin devam ve bekàsına delâlet ediyorlar.

Kezâlik, mevcûdât, vücûduyla “Vâcibü'l-Vücûd”un vücûb-u vücûduna ve ölüm ve zevâliyle, teceddüdî bir teselsül ile yerlerine gelen emsâli, Sâni'in ezelî ve ebedî Vâhidiyetine şehâdet ediyorlar. Evet, leyl ve nehârın ihtilâfı, fusûl-i erbaanın tahavvülü ve unsurların tebeddülü hengâmlarında meydâna çıkan şu güzel mevcûdât ve bu latîf masnûâtta devamla cereyan eden mübâdele ve devr ü teslîm muâmelesi kat'î bir şehâdetle, sermedî, àlî, dâimü't-tecellî bir Sâhib-i Cemâlin vücûduna ve bekàsına ve vahdetine şehâdet eden kat'î bir bürhândır.

Ve kezâ, senevî inkılâblarda, müsebbebât ile esbâbın birlikte ölüm ve zevâli ve sonradan ikisinin yine birlikte iâdeleri, esbâbın da müsebbebât gibi âciz masnû' ve mahlûklardan olduğuna delâlet ettiği gibi; bu masnûât ve mevcûdâtın, bir Zât-ı Vâhidin müteceddid bir san'atı olduğuna da şehâdet eder.

On Üçüncü Lem'a

ONÜÇÜNCÜ LEM'A: Arkadaş! Zerrelerden tut, seyyârelere kadar ve nakışlardan şemslere varıncaya kadar herşey, zâtında, hakikatinde sâbit olan “acz ve fakr”ın lisân-ı hâliyle Sâni'in vücûb-u vücûdunu ilân eder.

Ve kezâ, acziyle beraber, nizâm-ı umumînin bozulmaması için, hâmil bulunduğu acîb ve mühim vazifeler cihetiyle Sâni'in vahdetine delâlet eder. Binâenaleyh, Sâni'in vâcib ve vâhid olduğuna herşeyde iki şâhid olduğu gibi, Hàlık’ın Ehad ve Samed olduğuna da herbir zîhayatta iki âyet vardır. (∗) [^1]

[^1]:(∗) İhtar: Kâinâtın eczâsından herbir cüz'ün ellibeş lisânla Vâhid-i Ehad ve Vâcibü'l-Vücûd'u ilân etmekte olduğunu, Kur'ân'ın feyzinden fehmedip, icmâlen "Katre" nâmındaki eserimde beyân etmişimdir. Arzu eden oraya müracaat etsin.

On Dördüncü Lem'a

ONDÖRDÜNCÜ LEM'A: Arkadaş! Mevcûdât, Cenâb-ı Hakk’ın vücûb-u vücûd ve vahdetine şehâdet ettiği gibi, celâlî, cemâlî, kemâlî olan cemî' sıfâtına da delâlet etmekle, Hàlık’ın zâtında naks ve kusur olmadığını ve şuûnâtında, sıfâtında ve esmâsında ve ef'âlinde de naks ve kusur bulunmadığını ilân ediyor.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.