İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 60 / 235
60

Nokta

Nokta

Arkadaş! Kalb ile rûhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyâde olur. O hastalık marazı da ulûm-u akliyeye tevağğul etmek nisbetindedir. Demek manevî olan hastalıklar, insanları aklî ilimlere teşvik ve sevkeder. Ve akliyât ile iştigâl eden, emrâz-ı kalbiyeye mübtelâ olur!..

Ve kezâ, dünyanın iki yüzünü gördüm:

Bir yüzü: Az çok zâhirî bir ünsiyet, bir güzelliği varsa da, bâtını ve içi dâimî bir vahşet ile doludur.

İkinci yüzü: Filcümle zâhiren vahşetli ise de, bâtınen dâimî bir ünsiyetle doludur. Kur'ân-ı Azîmü'ş-Şân, nazarları, âhiretle muttasıl olan ikinci veche tevcîh eder. Birinci vecih ise, âhiretin zıddı olup ademle muttasıldır.

Ve kezâ, mümkinâtın da iki vechi vardır:

Birisi: Enâniyet ile vücûddur. Bu ise, ademe gider ve ademe kalbolur.

İkincisi: Enâniyetin terkiyle ademdir. Bu ise Vâcibü'l-Vücûd’a bakar, bir vücûd kazanır. Binâenaleyh, vücûd istersen, mün'adim ol ki, vücûdu bulasın!.. ∗∗∗

Nükte

Nükte

(Mukaddimede zikredilen dört kelimeden, “niyet” hakkındadır.)

Arkadaş! Bu niyet mes'elesi, benim kırk senelik ömrümün bir mahsulüdür. Evet, niyet öyle bir hâsiyete mâliktir ki, âdetleri, hareketleri ibâdete çeviren pek acîb bir iksîr ve bir mâyedir.

Ve kezâ niyet, ölü ve meyyit olan hâletleri ihyâ eden ve canlı, hayatlı ibâdetlere çeviren bir rûhtur.

Ve kezâ, niyette öyle bir hâsiyet vardır ki, seyyiâtı hasenâta ve hasenâtı seyyiâta tahvîl eder. Demek, niyet bir rûhtur. O rûhun rûhu da ihlâstır, öyle ise necât, halâs ancak ihlâs iledir. İşte bu hâsiyete binâendir ki, az bir zamanda çok ameller husûle gelir. Buna binâendir ki, az bir ömürde Cennet (bütün lezâiz ve mehâsiniyle) kazanılır. Ve niyet ile insan dâimî bir şâkir olur, şükür sevâbını kazanır.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.