İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 44 / 235
44

Mukaddime

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ وَالصَّلاَةُ عَلٰى نَبِيِّهِ

(Bu Risale, Dört Bâb ile bir Hâtime ve bir Mukaddime üzerine tertib edilmiştir.)

Mukaddime

Kırk sene ömrümde, otuz sene tahsilimde yalnız dört kelime ile dört kelâm öğrendim; tafsîlen beyân edilecektir. Burada, yalnız icmâlen işâret edilecektir. Kelimelerden maksad: Mânâ-yı harfî, mânâ-yı ismî, niyet, nazardır. Şöyle ki:

Cenâb-ı Hakk’ın mâsivâsına (yani kâinâta) mânâ-yı harfiyle ve O’nun hesabına bakmak lâzımdır. Mânâ-yı ismiyle ve esbâb hesabına bakmak hatâdır.

Evet, herşeyin iki ciheti vardır. Bir ciheti Hakk’a bakar. Diğer ciheti de halka bakar. Halka bakan cihet, Hakk’a bakan cihete tenteneli bir perde veya şeffâf bir cam parçası gibi, altında Hakk’a bakan cihet-i isnâdı gösterecek bir perde gibi olmalıdır. Binâenaleyh, ni'mete bakıldığı zaman Mün'im, san'ata bakıldığı zaman Sâni', esbâba nazar edildiği vakit Müessir-i Hakîki zihne ve fikre gelmelidir.

Ve kezâ, nazar ile niyet mâhiyet-i eşyayı tağyîr eder. Günahı sevâba, sevâbı günaha kalbeder. Evet, niyet âdi bir hareketi ibâdete çevirir. Ve gösteriş için yapılan bir ibâdeti günaha kalbeder. Maddiyâta esbâb hesabıyla bakılırsa cehâlettir. Allah hesabıyla olursa mârifet-i İlâhiyedir.

Birinci Kelâm

Birinci Kelâm: اِنِّى لَسْتُ مَالِكِى Ben kendime mâlik değilim. Ancak mâlikim, kâinâtın mâlikidir. Fakat kendime mâlik nazarıyla bakıyorum ki Mâlik-i Hakîki’nin sıfâtını ve sıfatların bir derece mâhiyetini ve hududunu bileyim. Evet mevhûm, mütenâhî hududum ile Mâlik-i Hakîkinin sıfatlarının bir cihette gayr-ı mütenâhî hududunu bildim.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.