Fihrist
Fihrist
| |Sahife|
|:-:|:-:|
|MUKADDİME|[7](/mesnevî-i-nuriye/mukaddime/2232/7/7/8#72)|
|1- LEM'ALAR
Tevhide dair olup Risale-i Nur’daki Yirmiikinci Söz’ün esâsı ve bir cihette Arapçasıdır. Ondört Lem'a ile tevhidin en ince hakikatlerini, en mufassal bir sûrette
وَفِى كُلِّ شَيْءٍ لَهُ آيَةٌ تَدُلُّ عَلٰى اَنَّهُ وَاحِدٌ hakikatine mazhar edecek bir silsile-i delâil ve şehâdeti ibraz eden çok kıymetdâr ve hava, su, ekmek gibi herkesin muhtaç olduğu bir risaledir.
Nur’un Mesnevîsinin başında derc edilen “Lâsiyyemâlar” “Lem'alar”, “Reşhalar” isimlerindeki üç risale, âhirdeki risaleler gibi müteferrik mes'elelerden bâhis değildir. Aynı mevzû üzerinde gidiyorlar.|[9](/mesnevî-i-nuriye/lem’alar/2238/7/9/18#92)|
|2- REŞHALAR
Bu Reşhalar risalesi, îmânın en mühim üç erkânından nübüvvetin hakikatini ve Nübüvvet-i Ahmediye’yi (A.S.M.) gayet kat'î ve parlak bürhânlarla isbât ediyor. Şems nasıl ziyâ vermemesi mümkün değildir. Aynen öyle de; Ulûhiyet de risaletsiz mümkün olmadığını isbât ediyor. Ve nübüvvetin hakikatini güneş gibi gösteriyor. Kâinâtı mücessem bir Kur'ân-ı kebîr olarak temsîl edip, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm onun Âyetü'l-Kübrâsı olduğunu, gözünde perde ve kalbinde pas olmayanlara irâe ediyor.
Bu hàrika risale “Onbir Reşha” dır. Onbirinci Reşhada, yirmibir Mu'cizât-ı Ahmediye’ye (A.S.M.) işâret eden bir salavât-ı şerîfeyi o Nebi-yi Zîşan Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimize getiriyor.
Onbirinci Reşhadan sonra uzun bir “İ'lem” de, Nübüvvet-i Ahmediye’ye (A.S.M.) –başka bir tarzda– görülmemiş delilleri gösteriyor.
Bu Risalenin Türkçesi, Risale-i Nur’daki Ondokuzuncu Sözdedir.
Mesnevî’nin başındaki bu üç risale “Eski Said”in eserlerinden olmayıp, Üstadımızın tâbiriyle, “Yeni Said”in eserleridir. Üstadımızın eski eserlerinden Risale-i Nur’a girenler olduğu gibi; Risale-i Nur’u te'lifi zamanında yazdığı Arapça eserleri de, bu sûretle Mesnevî-i Arabiye’ye idhal olunmuştur.|[19](/mesnevî-i-nuriye/reşhalar/2255/7/19/28#192)|
