İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 190 / 235
190

etmek niyetindedir ki, arzı kendisine ve zürriyetine hàs ve hàlis bir mescid yapmakla Fâtır-ı Hakîm’in esmâ-i hüsnâsını izhâr ile Hàlık’ına gayr-ı mütenâhî bir ibâdette bulunsun.

Evet, kuşların, balıkların, karıncaların yumurtalarında, eşcâr ve sebzevatın semerâtında ve o semerâtın tohumlarındaki ifrat derecesini bulan kesret o vaziyeti tenvir eder. Lâkin âlem-i şehâdetin darlığına ve müstakbel ibâdetlerin Allâmü'l-Guyûb’un ilminde mevcûd olduğuna binâen, niyetten fiile henüz çıkmayan onların ibâdetleri kabûl edilmiştir.

İ'lem 31

İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Kur'ân-ı Kerîm, bazen bir şeyin müteaddid gayelerinden insanlara ait bir gayeyi zikre tahsîs eder. Bu, ihtar içindir, inhisar için değildir. Yani, o şeyin gayeleri, zikredilen gayeye münhasır değildir. Ancak o şeyin nizâm ve intizam ve sâir faydalarına insanın nazar-ı dikkatini celbetmek için insanlara râci' o faydayı zikrediyor. Meselâ:

﴿ وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ ﴾ ﴿ لِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّنِينَ وَالْحِسَابَ ﴾

âyet-i kerîmeyle zikredilen fayda, takdir-i kamerin binlerce faydalarından biridir. Yoksa, takdir-i kamer bu faydaya münhasır değildir. Yani, kamer yalnız bu gaye için değildir. Bu gaye onun gayelerinden biridir.

İ'lem 32

İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Cenâb-ı Hakk’a mahsûs taklidi mümkün olmayan en bâhir tevhid sikke ve mühürlerinden biri, gayr-ı ma'dûd muhtelif eşyayı, basit bir şeyden halketmektir. Evet pek basit olan şu topraktan binlerce envâ', muhtelif nebâtât, gayr-ı mütenâhî bir kudretle, bir ilimle, pek büyük bir ittikan, bir sühûletle yaratılmakta olduğu tevhidin öyle bir bürhânıdır ki; hem taklidi, hem tenkidi imkân haricidir.

İ'lem 33

İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Hayat-ı insaniyenin vezâifinden biri de kendi cüz'î sıfatlarını, şuûnâtını Hàlık’ın küllî sıfatlarını, şuûnâtını fehmetmek için, bir mikyâs yapmaktır. Amma, âlem-i âhirette haşirdeki şuûnât-ı azîmesini ve kıyâmette emvâtın ihyâsıyla ahvâl-i umumiyesini fehmetmek için, ancak güz mevsiminin kıyâmetiyle baharların haşri, haşir ve kıyâmet-i kübrâda Hàlık’ın şuûnâtına mikyâs olabilir.

İ'lem 34

İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Müslümanları, lehviyât-ı nevmiye mesâbesinde olan dünya hayatına dâvet etmekle, Cenâb-ı Hakk’ın helâl ettiği tayyibât dâiresinden, haram ettiği habîsât mezbelesine teşvik eden adamın meseli öyle bir sarhoşa benzer ki; parçalayıcı arslan ile, ünsiyetli ehlî atı birbirinden tefrik edemiyor. Sehpa ağacıyla jimnastik ağacını birbirinden ayıramıyor. Kanlı yarayı kırmızı gülden temyiz edemediği hâlde, kendisini mürşid bilerek irşad ve nasihate çıkıyor.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.