Zerre
Zerre
(HİDAYET-İ KUR'ÂNİYENİN ŞUÂINDAN)
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
İ'lem 1
İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Cenâb-ı Hakk’a nâzır ve O’na vâsıl olan yollar, kapılar, âlemin tabakaları, sahifeleri, mürekkebâtı nisbetinde bir yekûn teşkil etmektedir. Âdi bir yol kapandığı zaman, bütün yolların kapanmış olduğunu tevehhüm etmek, cehâletin en büyük bir şâhididir. Bu adamın meseli, gayet büyük askerî bir karargâhı hâvî büyük bir şehirde, karargâhın bayrağını görmediğinden, sultanın ve askeriyeye ait bütün şeylerin inkârına veya te'viline başlayan adamın meseli gibidir.
İ'lem 2
İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Herşeyin bâtını zâhirinden daha àlî, daha kâmil, daha latîf, daha güzel, daha müzeyyen olduğu gibi, hayatça daha kavî, şuûrca daha tamdır. Ve zâhirde görünen hayat, şuûr, kemâl ve sâire ancak bâtından zâhire süzülen zaîf bir tereşşuhtur. Yoksa bâtın câmid, meyyit olup da ilim ve hayatı dışarıya vermiş olduğuna zehâba ihtimal yoktur.
Evet, karnın (miden) evinden, cildin gömleğinden ve kuvve-i hâfızan senin kitabından nakş ve intizamca daha yüksek ve daha garîbdir. Binâenaleyh, âlem-i melekût âlem-i şehâdetten, âlem-i gayb dünya ve âhiretten daha àlî ve daha yüksektir. Maalesef nefs-i emmâre, hevâ-i nefis ile baktığı için, zâhiri, hayatlı, ünsiyetli bir perde gibi meyyit ve zulmetli ve vahşetli zannettiği bâtın üstüne serilmiş olduğunu görüyor.
İ'lem 3
İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Senin yüzün, vechin o kadar küçüklüğü ile beraber geçmiş ve gelecek bütün insanların adedince kendisini onlardan ayıran ve ta'rif eden nişan ve alâmetleri hâvî olduğu gibi, yüzünü teşkil eden esâs ve erkânında da bütün insanlar ittifaktadır. Bütün insanlarda, biri tevâfuk, diğeri tehâlüf olmak üzere iki cihet vardır. Tehâlüf ciheti, Sâni'in muhtar olduğuna, tevâfuk ciheti ise, Sâni'in Vâhid-i Ehad
