İ'lem 2
İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Hilkat şeceresinin semeresi insandır. Ma'lûmdur ki, semere bütün eczânın en ekmeli ve kökten en uzağı olduğu için bütün eczânın hâsiyetlerini, meziyetlerini hâvîdir.
Ve kezâ, hilkat-i âlemin ille-i gâiye hükmünde olan çekirdeği yine insandır. Sonra, o şecerenin semeresi olan insandan bir tanesini şecere-i İslâmiyete çekirdek ittihàz etmiştir. Demek o çekirdek, Âlem-i İslâmiyetin hem bânîsidir, hem esâsıdır, hem güneşidir. Fakat o çekirdeğin çekirdeği kalbdir. Kalbin ihtiyacât sâikasıyla âlemin envâ'ıyla, eczâsıyla pek çok alâkaları vardır. Esmâ-i hüsnânın bütün nurlarına ihtiyaçları vardır. Dünyayı dolduracak kadar o kalbin hem emelleri, hem de düşmanları vardır. Ancak, Ganiyy-i Mutlak ve Hâfız-i Hakîki ile itmi'nân edebilir.
Ve kezâ, o kalbin öyle bir kàbiliyeti vardır ki, bir harita veya bir fihriste gibi bütün âlemi temsîl eder. Ve Vâhid-i Ehadden başka merkezinde bir şeyi kabûl etmiyor. Ebedî, sermedî bir bekàdan mâadâ bir şeye râzı olmuyor.
İnsanın çekirdeği olan kalb, ubûdiyet ve ihlâs altında İslâmiyet ile iskà edilmekle îmânla intibâha gelirse, nurânî misâlî, âlem-i emirden gelen emr ile öyle bir şecere-i nurânî olarak yeşillenir ki, onun cismânî âlemine rûh olur. Eğer o kalb çekirdeği böyle bir terbiye görmezse, kuru bir çekirdek kalarak nura inkılâb edinceye kadar ateş ile yanması lâzımdır.
Ve kezâ, o habbe-i kalb için, pek çok hizmetçi vardır ki, o hàdimler kalbin hayatıyla hayat bulup inbisat ederlerse, kocaman kâinât onlara tenezzüh ve seyrangâh olur. Hattâ kalbin hàdimlerinden bulunan hayâl –meselâ– en zaîf, en kıymetsiz iken, hapiste ve zindânda kayıtlı olan sâhibini bütün dünyada gezdirir, ferâhlandırır. Ve şarkta namaz kılanın başını Hacerü'l-Esved’in altına koydurur. Ve şehâdetlerini Hacerü'l-Esved’e muhâfaza için tevdî' ettirir.
Mâdem Benî Âdem kâinâtın semeresidir. Nasıl ki, bir harmanda başaklar döğülür; tasfiye neticesinde semereler istibkà ve iddihar edilir. Binâenaleyh haşir meydânı da bir harmandır. Kâinâtın başak ve semeresi olan Benî Âdemi intizar etmektedir.
İ'lem 3
İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Şu görünen umumî âlemde her insanın hususî bir âlemi vardır. Bu hususî âlemler, umumî âlemin aynıdır. Yalnız umumî âlemin merkezi şemstir. Hususî âlemlerin merkezi ise şahıstır. Her hususî âlemin anahtarları o âlemin sâhibinde olup letâifiyle bağlıdır. O şahsî âlemlerin safveti, hüsnü ve kubhu, ziyâsı ve zulmeti, merkezleri olan eşhâsa tâbidir. Evet, âyinede irtisam eden bir bahçe; hareket, tağayyür ve
