İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 159 / 235
159

Ey nefs-i emmâre! Ne için kendini haric tevehhüm ediyorsun? Eğer evâmire imtisal dâiresinden çıkarsan, ya herkesin ayağını öpercesine mürâat ve ihtiram etmeye mecbur olursun. Veya ehemmiyet vermeyerek “Zâlim-i Ale'l-küll” olacaksın. Bu yük ağırdır, taşıyamayacaksın, en iyisi, ecnebî olan şirki terk ile Mülkullâhın dâiresine gir ki, rahat edesin. Ve illâ, sefîneye binip yükünü arkasına alan ebleh adam gibi olacaksın.

İ'lem 6

İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Bir insanı yaratan Hàlık’ın, âlemi müştemilâtıyla beraber yaratmasında bir bu'd, bir garâbet yoktur. Zîra, bir insanın yaratılışı, içerisinde bulunan eşyanın yaratılmasından ibaret olduğu gibi, âlemin de yaratılışı müştemilâtının yaratılışından ibarettir. Ve kezâ, insan, âleme bir enmûzec ve küçük bir fihristedir. Çünkü, kavunun Hàlık’ı çekirdeğinin Hàlık’ından başkası olması mümteni'dir.

İ'lem 7

İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Senin iktidarın kısa, bekàn az, hayatın mahdûd, ömrünün günleri ma'dûd ve herşeyin fânîdir. Öyle ise, şu kısa, fânî ömrünü fânî şeylere sarfetme ki, fânî olmasın. Bâkî şeylere sarfet ki, bâkî kalsın.

Evet, yaşadığın ömürden dünyada göreceğin istifade ancak yüz sene olur. Bu yüz sene ömrünü yüz tane hurma çekirdeği farzedelim. Bu çekirdekler iskà edilip muhâfaza edilirse, ilâ-mâşâallâh semere verecek yüz tane ağaç olur. Aksi takdirde ateşe atıp yakmaktan başka bir istifadeyi te'min etmez. Kezâlik, senin o yüz senelik ömrün de, şerîat suyu ile iskà ve âhirete sarfedilirse, âlem-i bekàda ilelebed semerelerinden istifade edeceksin. Binâenaleyh, semeredâr yüz tane hurma ağacını terk ve yüz tane çekirdeklerine kanâat ile aldanırsa, o adam, Hutameye (Cehenneme) hatab olmaya lâyıktır.

İ'lem 8

İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Evhâm, şübehât, dalâletin menşe' ve mahzenlerinden biri: Nefis, kendisini kader ve sıfât-ı İlâhiyenin tecelliyât dâiresinden haric addeder. Sonra tecelliyâta mazhar olanlardan birisinin mevkiinde kendisini farzeder. Onda fenâ olur. Sonra başlar bazı te'viller ile, o şeyi de Allah’ın mülkünden, tasarrufundan çıkartır. Kendisinin girmiş olduğu şirk-i hafîye girdirir. Ve şirk-i hafîden aldığı bazı hâlleri o masûma da aksettirir.

Hülâsa: Nefs-i emmâre, devekuşu gibi aleyhine olan şeyi lehine zanneder. Veya sofestâi gibi münâkaşa edenleridir ki, vekilleri birbirini reddeder. Teâruzan, tesâkutan kabîlinden: “Hiçbirisi de hak değildir” diye hükmeder.

İ'lem 9

İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Gâfil nefis, âhireti dünyanın bitişiğinde ve dünya ile bağlı bir menzil zannediyor. Bu itibarla nefsin elinde iki silâh vardır. Dünyanın zevâl ve fenâsının eleminden kurtulmak için âhireti

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.