| |Sahife|
|:-:|:-:|
|3 - LÂSİYYEMÂLAR
Îmân-ı Haşre dair olan bu risale Risale-i Nur’daki Onuncu Söz’ün esâsı olup Barla’da, Üstadımızın bir bahar gününde Rahmet-i İlâhiyenin âsârını bağ ve bahçelerde müşâhedesinden ve ihtiyarsız olarak,
﴿ فَانْظُرْ اِلَى آثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كَيْفَ يُحْيِى الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا اِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْيِى الْمَوْتَى وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ ﴾
Âyet-i kerîmesini kırk defaya yakın okumasından sonra tulû' etmiş gayet kıymetdâr ve bu zamanda çok lüzumlu ve inkâr-ı haşir mefkûresini köküyle kesip İbn-i Sînâ gibi acîb bir dahinin “Haşir bir mes'ele-i nakliyedir, akıl bu yolda gidemez” dediği haşri, en basit fehme de kabûl ettiren ve haşrin binler nümûnelerini arz yüzünde gösteren; ve haşri iktiza eden pek çok esmâ-i İlâhiyeden tut, tâ mâhiyet-i insaniyede dahi haşri isbât eden bir risaledir.
Bir kaide-i hasenenin tezâhürü olarak, her risalenin başında olduğu gibi bu risalenin başında da Cenâb-ı Hakk’a tahmîdât ve Nebi-yi Zîşan’a salât ü selâm vardır. Îmân-ı Billâh, îmân-ı bi'n-nebî, îmân-ı bilhaşir ve şühûd-u kâinât mâbeyninde bir irtibat-ı tâmme ve telâzum-u kat'iyye olduğundan, bu risale kısaca olarak “Tevhid ve Risalet” hakikatlerinden bahsederek esâs mes'ele olan, mes'ele-i haşriyeye “Lâsiyyemâ”larla geçmiştir. Risale-i Nur’un Yirmisekizinci Söz’ünün İkinci Makamı olan bu risale, yirmi senedir Üstadımızın eline yeni geçmiştir.|[29](/mesnevî-i-nuriye/lâsiyyemâlar/2268/7/29/42#292)|
|4- KATRE
Bu “Katre” risalesi, bir mukaddime, bir hâtime ve dört bâbdan ibarettir. Mukaddimede Üstadımız, kırk sene ömründe, te'lif eylediği seneye nisbetle otuz senelik ilim seyrinde, dört kelime ile dört kelâm tahsil ettiğini ve bu dört kelimenin biri “Mânâ-yı Harfî”, ikincisi “Mânâ-yı İsmî”, üçüncüsü “Niyet”, dördüncüsü “Nazar” olduğunu.. dört kelâm ise, biri “Ben kendi kendime mâlik değilim”, ikincisi “El-mevtü hakkun”, üçüncüsü “Rabbî vâhidün”, dördüncüsü “Ene’nin bir nokta-i sevdâ ve bir vâhid-i kıyâsî” olduğunu |[43](/mesnevî-i-nuriye/katre/2274/7/43/72#432)|
