İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 181 / 235
181

Birinci hatveyi: ﴾ فَلاَ تُزَكُّوا اَنْفُسَكُمْ ﴿ âyetinden;

İkinci hatveyi: ﴾ وَلاَ تَكُونُوا كَالَّذِينَ نَسُوا اللّٰهَ فَاَنْسٰيهُمْ اَنْفُسَهُمْ ﴿ âyetinden;

Üçüncü hatveyi:

﴿ مَا اَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللّٰهِ وَمَا اَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَ ﴾

âyetinden;

Dördüncü hatveyi: ﴾ كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُ ﴿ âyetinden ahzetmiştir.

Bunların izâhı:

Birinci Hatve: İnsan, yaratılışında kendi nefsine muhib olarak yaratılmıştır. Hattâ bizzat nefsi kadar bir şeye sevgisi yoktur. Kendisini, ancak Ma'bûd’a lâyık senâlar ile medhediyor. Nefsini bütün ayıplardan, kusurlardan tenzîh etmekle, –haklı olsun haksız olsun– kemâl-i şiddetle müdafaa ediyor. Hattâ Cenâb-ı Hakk’ı hamd ü senâ için kendisinde yaratılan cihâzâtı, kendi nefsine hamd ve senâ için sarfediyor ve ﴾ مَنِ اتَّخَذَ اِلٰهَهُ هَوٰيهُ ﴿ deki ﴾ مَنْ ﴿ şümûlüne dâhil oluyor. Bu mertebede nefsin tezkiyesi, ancak adem-i tezkiyesiyle olur.

İkinci Hatve: Nefis hizmet zamanında geri kaçar. Ücret vaktinde ileri safa hücum ediyor. Bu mertebede onun tezkiyesi, yaptığı fiili aksetmekle olur. Yani işe, hizmete ileriye sevkedilmeli, ücret tevzî'inde geriye bırakılmalıdır.

Üçüncü Hatve: Kendi nefsinde, torbasında, kusur, naks, acz, fakr’dan mâadâ bir şeyi bırakmamalıdır. Bütün mehâsin, iyilikler, Fâtır-ı Hakîm tarafından in'âm edilen ni'metler olup hamdi iktiza eder. Fahri istilzam etmediklerini i'tikàd ve telâkki edilmelidir. Bu mertebede onun tezkiyesi, kemâlinin adem-i kemâlinde, kudretinin aczinde, gınâsının fakrında olduğunu bilmekten ibarettir.

Dördüncü Hatve: Kendisi istiklâliyet hâlinde fânî, hâdis, ma'dûm olduğunu ve esmâ-i İlâhiyeye âyinedârlık ettiği hâlinde şâhid, meşhûd, mevcûd olduğunu bilmekten ibarettir. Bu mertebede onun tezkiyesi, vücûdunda ademini, ademinde vücûdunu bilmekle لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ yü kendisine vird ittihàz etmektir.

Ve kezâ, Vahdetü'l-Vücûd ehli, kâinâtı nefyetmekle i'dâm ediyorlar. Vahdetü'ş-Şühûd halkı ise, bütün mevcûdâtı –kürek cezalıları gibi– nisyan zindânında ebedî hapse mahkûm ediyorlar.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.