| | |
|:-:|:-:|
|ONSEKİZİNCİ DEVÂ:
İnsan şükrü bırakıp şekvâya gitmeye ve bir hakkının zâyi' olmasından şikâyete hiç hakkı olmadığını; çünkü senin üstünde Cenâb-ı Hakk’ın çok ni'metleri olmak cihetiyle, onların şükür hakkını îfâ etmediğinden dolayı Cenâb-ı Hakk’a karşı bir haksızlık ettiğini; hem sen, sıhhat noktasında kendinden aşağıdaki bîçârelere bakmak lâzım olduğunu, yani bir parmağın, bir elin, bir gözün yoksa, iki parmağı, iki eli, iki gözü olmayanlara bakmak lâzım olduğunu; çünkü sen, hiçlikten vücûda gelip, taş, ağaç ve hayvan olmayıp, insan olup, İslâm ni'metini ve sıhhat ve âfiyet görüp yüksek bir dereceye nâil olduğun hâlde, bazı ârızalarla ve kendi sû-i ihtiyarınla ve sû-i istimâlinle elinden kaçırdığın ve elin yetişmediği ni'metlerden şekvâ etmek, sabırsızlık göstermek bir küfran-ı ni'met olduğunu gösterir bir devâdır.|[226](/lem’alar/yirmibeşinci-lem’a/1381/4/214/232#2262)|
|ONDOKUZUNCU DEVÂ:
Cemîl-i Zülcelâl’in bütün isimleri, “Esmâ-i Hüsnâ” tâbir-i Samedânîsiyle, güzel olduklarını; ve mevcûdât içinde en latîf, en câmi' âyine-i Samediyet de hayat olduğunu; ve güzelin aynası güzel olduğunu; ve güzelliklerini gösteren güzelleşeceğini; ve o aynaya da o güzelden ne gelse güzel olduğunu; ve hayat dâima sıhhat ve âfiyet ve yeknesak gitse, nâkıs bir ayna olacağını; ve hastalıklı bir uzvun etrafında, Sâni'-i Hakîm sâir a'zâları o uzva muâvenettârâne teveccüh ettirip, nakışlarını ve vazifelerini göstermek için o hastalığı misâfireten gönderip, vazifesi bittikten sonra yerini yine âfiyete bırakıp gittiğini isbât eder.|[226](/lem’alar/yirmibeşinci-lem’a/1381/4/214/232#2262)|
|YİRMİNCİ DEVÂ:
Hastalık iki kısım olup, bir kısmı hakîki, bir kısmı vehmî olduğunu; hakîki kısmına Şâfi-i Zülcelâl küre-i arz eczâhâne-i kübrâsında her derde bir devâ istif ettiğini; ve o devâlar ise, dertleri istediğinden, onları istimâl etmek meşrû olduğunu; fakat devânın te'sirinin Cenâb-ı Hak’tan bilmek lâzım olduğunu; vehmî hastalığa ehemmiyet verilmeyeceği, ehemmiyet verildikçe fazlalaşacağını, ehemmiyet verilmezse hafif geçeceğini güzel bir temsîl ile isbât eder.|[228](/lem’alar/yirmibeşinci-lem’a/1381/4/214/232#2282)|
