وَهُوَ لِكُلِّ دَاءٍ دَوَاءٌ Meâli: “Bu kitab her derde dermandır.” Tevâfukât-ı latîfedendir ki, Re'fet Beyin birinci tesvîdden gayet sür'atle yazdığı nüsha ile beraber, Husrev’in yazdığı diğer bir nüshada, ihtiyarsız, hiç düşünmeden satır başlarında gelen elif' leri saydık. Aynen bu
وَهُوَ لِكُلِّ دَاءٍ دَوَاءٌ cümlesine tevâfuk ediyor. (Hâşiye-1) [^5] Hem bu risalenin müellifinin Said ismine, bir tek fark ile yine tevâfuk ediyor. (Hâşiye-2) [^6] Yalnız, risalenin ünvânına ait yazıdaki bir elif hesaba dâhil edilmemiştir.
[^5]:(Hâşiye-1) Sonradan yazılan ihtarın iki elif'i bu hesaba dâhil olamayacağı için dâhil edilmemiştir.
[^6]:(Hâşiye-2) Mâdem kerâmet-i Aleviyede ve Gavsiyede, Said'in âhirinde nidâ için vaz' edilmiş bir elif var, Saidâ olmuş; belki fazla olan bu elif o elif'e bakıyor. Re'fet, Husrev
Cây-i hayrettir ki, Süleyman Rüştü’nün yazdığı nüsha, hiç elif hâtıra gelmeden ve düşünmeden, yüz on dört elif, yüz on dört şifâ-yı kudsiyeyi tazammun eden yüz on dört suver-i Kur'âniyenin adedine tevâfukla beraber, وَهُوَ لِكُلِّ دَاءٍ دَوَاءٌ şeddeli lâm bir sayılmak cihetiyle, yüz on dört harfine tam tamına tevâfuk ediyor. ∗∗∗
Yirmibeşinci Lem'anın Zeyli
Yirmibeşinci Lem'anın Zeyli
Onyedinci Mektûb olup, Mektûbat Mecmuasına idhal edildiğinden buraya derc edilmedi.
