te'siri başka zâtlara da edeceği düşüncesiyle, âhir ömrümde mecmûunu kaleme almak niyet etmiştim. Gerçi çok mühim parçaları risalelerde derc edilmiştir; fakat hey'et-i mecmuasında başka bir kuvvet ve kıymet bulunacaktır.
Âhir-i ömür muayyen olmadığı için bu hapisteki mahkûmiyetim ve vaziyetim ölümden daha beter bir şekil aldığından, âhir-i hayatı beklemeyerek, kardeşlerimin ısrar ve ilhâhları ile, tağyîr etmeyerek, o silsile-i tefekkürât Yedi Bâb üstünde yazıldı.
(Bu Lem'anın diğer altı bâbı Teksir Lem'alar Mecmuasında neşredildiğinden burada dercedilmedi.)
اَلْبَابُ الثَّالِثُ فيِ مَرَاتِبِ « اَللّٰهُ اَكْبَرُ »
Otuz üç mertebesinden yedi mertebeyi zikredeceğiz. O mertebelerden mühim bir kısmı Yirminci Mektûbun İkinci Makamında ve Otuzikinci Sözün İkinci Mevkıfının âhirinde ve Üçüncü Mevkıfının evvelinde izâh edilmiştir. Şu mertebelerin hakikatini anlamak isteyenler o iki Söze müracaat etsinler...
Üçüncü Bâb
Birinci Mertebe
اَلْمَرْتَبَةُ الْاُولٰى:
﴿ وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ى لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَر۪يكٌ ف۪ي الْمُلْكِ وَلمْ يَكُنْ لَهُ وَلِىٌّ مِنَ الذُّلِّ وَكَبّرْهُ تَكْب۪يرًا ﴾ لَبَّيْكَ وَسَعْدَيْكَ.
جَلَّ جَلَالُهُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ مِنْ كُلِّ شَىْءٍ قُدْرَةً وَعِلْمًا، اِذْ هُوَ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ الَّذِى صَنَعَ الْاِنْسَانَ بِقُدْرَتِهِ كَالْكَائِنَاتِ، وَكَتَبَ الْكَائِنَاتِ بِقَلَمِ قَدَرِهِ كَمَا كَتَبَ الْاِنْسَانَ بِذٰلِكَ الْقَلَمِ. اِذْ ذَاكَ الْعَالَمُ الْكَبِيرُ كَهٰذَا الْعَالَمِ الصَّغِيرِ مَصْنوعُ قُدْرَتِهِ مَكْتُوبُ قَدَرِهِ. اِبْدَاعُهُ لِذَاكَ صَيَّرَهُ مَسْجِدًا. اِيجَادُهُ لِهٰذَا صَيَّرَهُ سَاجِدًا. اِنْشَاؤُهُ لِذَاكَ صَيَّرَ ذَاكَ مُلْكًا. بِنَاؤُهُ لِهٰذَا صَيَّرَهُ مَمْلُوكًا. صَنْعَتُهُ فيِ ذَاكَ تَظَاهَرَتْ كِتَابًا. صِبْغَتُهُ فيِ هٰذَا تَزَاهَرَتْ خِطَابًا.
