İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 68 / 456
68

mecbur kalmışlar. O sûretle Kur'ân-ı Hakîmin i'câzına bir derece perde çekilmişti. Ve hikmet-i cedîde nâmı verilen yeni felsefe ise, eski felsefenin mürûr ve ubûra ve hark ve iltiyâma kàbil olmayan, semâvât hakkındaki ifratına mukâbil tefrit edip, semâvâtın vücûdunu âdeta inkâr ediyorlar. Evvelkiler ifrat, sonrakiler tefrit edip, hakikati tamamıyla gösterememişler.

Kur'ân-ı Hakîmin hikmet-i kudsiyesi ise, o ifrat ve tefriti bırakıp, hadd-i vasatı ihtiyar edip, der ki: Sâni'-i Zülcelâl yedi kat semâvâtı halk etmiştir. Hareket eden yıldızlar ise, balıklar gibi semâ içinde gezerler ve tesbih ederler. Hadîste, اَلسَّمَاءُ مَوْجٌ مَكْفُوفٌ denilmiş. Yani, “Semâ, emvâcı karardâde olmuş bir denizdir.”

İşte bu hakikat-i Kur'âniyeyi yedi kaide ve yedi vecih mânâ ile gayet muhtasar bir sûrette isbât edeceğiz.

#### Birinci Kaide

Birinci Kaide: Fennen ve hikmeten sâbittir ki, bu haddi yok fezâ-yı âlem, nihâyetsiz bir boşluk değil, belki “esîr” dedikleri madde ile doludur.

#### İkinci Kaide

İkincisi: Fennen ve aklen, belki müşâhedeten sâbittir ki, ecrâm-ı ulviyenin câzibe ve dâfia gibi kanunlarının râbıtası ve ziyâ ve harâret ve elektrik gibi, maddelerdeki kuvvetlerin nâşiri ve nâkili, o fezâyı dolduran bir madde mevcûddur.

#### Üçüncü Kaide

Üçüncüsü: Madde-i esîriye, esîr kalmakla beraber, sâir maddeler gibi muhtelif teşekkülâta ve ayrı ayrı sûretlerde bulunduğu tecrübeten sâbittir. Evet, nasıl ki buhar, su, buz gibi havâî, mâyi, câmid üç nev'i eşya aynı maddeden oluyor. Öyle de, madde-i esîriyeden dahi yedi nev'i tabakàt olmasına hiçbir mâni-i aklî olmadığı gibi, hiçbir i'tirâza medâr olmaz.

#### Dördüncü Kaide

Dördüncüsü: Ecrâm-ı ulviyeye dikkat edilse görünüyor ki, o ulvî âlemlerin tabakàtında muhâlefet var. Meselâ, Nehrüssemâ ve Kehkeşân nâmıyla mâruf, Türkçe Samanyolu tâbir olunan, bulut şeklindeki dâire-i azîmenin bulunduğu tabaka, elbette sevâbit yıldızların tabakasına benzemiyor. Güyâ tabaka-i sevâbit yıldızları, yaz meyveleri gibi yetişmiş, ermişler. Ve o Kehkeşândaki bulut şeklinde görülen hadsiz yıldızlar ise, yeniden yeniye çıkıp ermeye başlıyorlar. Tabaka-i sevâbit dahi, sâdık bir hads ile Manzûme-i Şemsiyenin tabakasına muhâlefeti görünüyor. Ve hâkezâ, yedi manzûmât ve yedi tabaka birbirine muhâlif bulunması, his ve hads ile derk olunur.

#### Beşinci Kaide

Beşincisi: Hadsen ve hissen ve istikrâen ve tecrübeten sâbit olmuştur ki, bir maddede tanzim ve teşkil düşse ve o maddeden başka masnûât yapılsa, elbette muhtelif tabaka ve şekillerde olur. Meselâ, elmas mâdeninde

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.