İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 15 / 456

Üçüncü Lem'a

15

Üçüncü Lem'a

Bu Lem'aya bir derece his ve zevk karışmış. His ve zevkin coşkunlukları ise, aklın düsturlarını, fikrin mîzanlarını çok dinlemediklerinden ve mürâat etmediklerinden, bu Üçüncü Lem'a mantık mîzanları ile tartılmamalı.

﴿  بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴾

﴿  كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ﴾

âyetinin meâlini ifâde eden, يَا بَاقِي أَنْتَ الْبَاقِي ❀ يَا بَاقِي أَنْتَ الْبَاقِي iki cümlesi, mühim iki hakikati ifâde ediyorlar. Ondandır ki, Nakşîlerin rüesâsından bir kısım, bu iki cümle ile kendilerine bir hatme-i mahsûs yapıp muhtasar bir hatme-i Nakşiye hükmünde tutuyorlar. Mâdem o azîm âyetin meâlini bu iki cümle ifâde ediyor. Biz bu iki cümlenin ifâde ettiği iki hakikat-i mühimmenin birkaç nüktesini beyân edeceğiz.

Birinci Nükte

BİRİNCİ NÜKTE

Birinci defa يَا بَاقِي أَنْتَ الْبَاقِي bir ameliyât-ı cerrâhiye hükmünde kalbi mâsivâdan tecrid ediyor, kesiyor. Şöyle ki:

İnsan, mâhiyet-i câmiiyeti itibariyle, mevcûdâtın hemen ekserîsiyle alâkadardır. Hem insanın mâhiyet-i câmiasında hadsiz bir isti'dâd-ı muhabbet derc edilmiştir. Onun için, insan da umum mevcûdâta karşı bir muhabbet besliyor. Koca dünyayı bir hânesi gibi seviyor. Ebedî Cennete bahçesi gibi muhabbet ediyor. Hâlbuki muhabbet ettiği mevcûdât

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.