İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 95 / 456
95

İkinci Sual

İKİNCİ SUÂL: ÂL-İ ABÂ HAKKINDADIR

Kardeşim, Âl-i Abâ hakkındaki cevabsız kalan suâlinizin çok hikmetlerinden yalnız bir tek hikmeti söylenecek. Şöyle ki:

Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, giydiği mübârek abâsını, Hazret-i Ali ve Hazret-i Fâtıma ve Hazret-i Hasan ve Hüseyin’in üstlerine örtmesi ve onlara bu sûretle ﴾ لِيُذْهِبَ عَنْكُمُ الرِّجْسَ اَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْه۪يرًا ﴿ âyetiyle duâ etmesinin esrârı ve hikmetleri var. Sırlarından bahsetmeyeceğiz. Yalnız, vazife-i Risalete taalluk eden bir hikmeti şudur ki:

Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, gayb-âşinâ ve istikbâl-bîn nazar-ı Nübüvvetle, otuz kırk sene sonra Sahâbeler ve Tâbiînler içinde mühim fitneler olup kan döküleceğini görmüş. İçinde en mümtâz şahsiyetler, abâsı altında olan o üç şahsiyet olduğunu müşâhede etmiş. Hazret-i Ali'yi ümmet nazarında tathîr ve tebrie etmek ve Hazret-i Hüseyin’i tâziye ve tesellî etmek ve Hazret-i Hasan’ı tebrik etmek ve musâlaha ile mühim bir fitneyi kaldırmakla şerefini ve ümmete azîm faîdesini ilân etmek ve Hazret-i Fâtıma’nın zürriyetinin tâhir ve müşerref olacağını ve Ehl-i Beyt ünvân-ı àlîsine lâyık olacaklarını ilân etmek için, o dört şahsa, kendiyle beraber “Hamse-i Âl-i Abâ” ünvânını bahşeden o abâyı örtmüştür.

Evet, çendan Hazret-i Ali halife-i bilhak idi. Fakat dökülen kanlar çok ehemmiyetli olduğundan, ümmet nazarında tebriesi ve berâeti vazife-i Risalet hasebiyle ehemmiyetli olduğundan, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, o sûretle onu tebrie ediyor. Onu tenkid ve tahtie ve tadlîl eden Haricîleri ve Emevîlerin mütecâviz tarafdârlarını sükûta dâvet ediyor. Evet, Haricîler ve Emevîlerin müfrit tarafdârları Hazret-i Ali hakkındaki tefritleri ve tadlîlleri ve Hazret-i Hüseyin’in gayet fecî, ciğer-sûz hâdisesiyle Şîaların ifratları ve bid'aları ve Şeyheynden teberrîleri, ehl-i İslâma çok zararlı düşmüştür.

İşte bu abâ ve duâ ile, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Hazret-i Ali (R.A.) ve Hazret-i Hüseyin’i mes'ûliyetten ve ittihamdan ve ümmetini onlar hakkında sû-i zandan kurtardığı gibi, Hazret-i Hasan’ı (R.A.), yaptığı musâlaha ile ümmete ettiği iyiliğini vazife-i Risalet noktasında tebrik ediyor ve Hazret-i Fâtıma’nın zürriyetinin nesl-i mübâreki, Âlem-i İslâmda Ehl-i Beyt ünvânını alarak àlî bir şeref kazanacaklarını ve Hazret-i Fâtıma ﴾ وَاِنّ۪ي اُع۪يذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ ﴿ diyen Hazret-i Meryem’in vâlidesi gibi zürriyetçe çok müşerref olacağını ilân ediyor.

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى آلِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ الْاَبْرَارِ وَعَلٰى اَصْحَابِهِ الْمُجَاهِدِينَ الْمُكْرَمِينَ الْاَخْيَارِ آمِينَ

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.