İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 333 / 456
333

unsuru bir olması; ve aşçıları olan ateş bir olması; ve zemin bahçesini sulayan bulut süngeri bir olması; ve umum zîhayatın imdâdına yetişen yağmur bir olması ve her yere yetişmesi; ve ekser hayvanat ve nebâtât tâifelerinin herbirisi umum zemin yüzünde serbest yayılmaları; vahdet-i nev'iyeleri ve meskenleri bir bulunması; gayet kat'î bir sûrette işâretler, şehâdetlerdir ki, meskenleri ile beraber umum o mevcûdât, bir tek zâtın malı olduğuna delâlet ederler.

İşte buna kıyâsen, bütün kâinâtın böyle birbirine girift olan envâ'ları mecmû-u kâinâtı öyle bir küll hükmüne getirmiştir ki, icâd cihetiyle tecezzî kabûl etmez. Umum kâinâta hükmü geçmeyen bir sebeb, Rubûbiyet cihetiyle ve icâd keyfiyetiyle hiçbir şeye hükmedemez ve bir tek zerreye Rubûbiyetini dinlettiremez.

Üçüncü İşaret

ÜÇÜNCÜ İŞÂRET

İsm-i Ferdin tecellî-i a'zamıyla kâinâtı birbiri içinde hadsiz Mektûbat-ı Samedâniye hükmüne getirip, her mektûbda hadsiz hâtem-i Vahdâniyet ve pek çok mühr-ü Ehadiyet basılmış gibi, herbir mektûbun kelimâtı adedince Ehadiyet mühürlerini taşıyor ve o mühürlerin adedince kâtibini gösteriyor.

Evet, herbir çiçek, herbir meyve, herbir ot, hattâ herbir hayvan, herbir ağaç, birer mühr-ü Ehadiyet ve birer sikke-i Samediyet olduklarını ve bulundukları mekân ise, bir mektûb sûretini alması cihetiyle herbiri bir imza şeklini alır, o mekânın kâtibini gösteriyor. Meselâ, bir bahçede bir sarı çiçek, o bahçe nakkàşının bir mührü hükmündedir. O çiçek mührü kimin ise, bütün zemin yüzündeki o nev'i çiçekler, o Zâtın kelimeleri hükmünde olduğuna ve o bahçe dahi Onun yazısı olduğuna, açık bir sûrette delâlet ediyor. Demek oluyor ki, herbir şey, umum eşyayı Hàlık’ına isnâd edip, a'zamî bir Tevhide işâret ediyor.

Dördüncü İşaret

DÖRDÜNCÜ İŞÂRET

İsm-i Ferdin cilve-i a'zamı güneş gibi zâhir olmakla beraber, vücûb derecesinde bir ma'kuliyet ve hadsiz bir kolaylıkla kabûl edilir. Ve o cilvenin muhâlifi ve zıddı olan şirk, nihâyet derecede müşkül ve akıldan gayet derecede uzak, belki muhâl ve mümteni' derecesinde olduğunu isbât eden çok bürhânlar, Risale-i Nur’un eczâlarında beyân edilmiş. Şimdilik o delillerdeki o noktaların tafsilâtını o risalelere havâle edip, yalnız Üç Noktasını burada beyân edeceğiz.

#### Birinci Nokta

BİRİNCİSİ: Onuncu ve Yirmidokuzuncu Sözlerin âhirlerinde icmâlen ve Yirminci Mektûbun âhirinde tafsîlen, gayet kat'î bürhânlar ile isbât etmişiz ki, Zât-ı Ferd ve Ehadin kudretine nisbeten en büyük şeyin icâdı, en küçük bir şey gibi kolaydır. Bir baharı, bir çiçek gibi sühûletle

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.