İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 112 / 456
112

Muğayyebât-ı Hamse’ye Dair Bir Sual

بِاسْمِهِ وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ

Azîz, fedâkâr, sıddık, vefâdâr kardeşlerim

Hoca Sabri (R.H.) ve Hâfız Ali (R.H.)

Muğayyebât-ı Hamse’ ye dair Sûre-i Lokman’ın âhirindeki âyetin hakkında mühim suâliniz gayet mühim bir cevab isterken, maatteessüf, şimdiki hâlet-i rûhiyem ve ahvâl-i maddiyem o cevaba müsâid değildir. Yalnız, suâlinizin temâs ettiği bir-iki noktaya gayet mücmel işâret edeceğiz.

Şu suâlinizin meâli gösteriyor ki, ehl-i ilhâd tarafından tenkid sûretinde Muğayyebât-ı Hamseden yağmurun gelmek vaktine ve rahm-ı mâderdeki cenînin keyfiyetine i'tirâz edilmiş. Demişler ki: “Rasathânelerde bir âletle yağmurun vakt-i nüzûlü keşfediliyor. Onu da, Allah’tan başkası da biliyor. Hem röntgen şuâıyla rahm-ı mâderdeki cenînin müzekker, müennes olduğu anlaşılıyor. Demek Muğayyebât-ı Hamseye ıttılâ' kàbildir.”

Elcevab: Yağmurun vakt-i nüzûlü bir kaideye merbût olmadığı için, doğrudan doğruya meşîet-i hàssa-i İlâhiye ile bağlı ve hazine-i rahmetten hususî irâdeye tâbi olduğunun bir sırr-ı hikmeti şudur ki:

Kâinâtta en mühim hakikat ve en kıymetdâr mâhiyet; nur, vücûd ve hayat ve rahmettir ki, bu dört şey perdesiz, vâsıtasız, doğrudan doğruya kudret-i İlâhiye ve meşîet-i hàssa-i İlâhiyeye bakar. Sâir masnûâtta zâhirî esbâb kudretin tasarrufuna perde oluyorlar. Ve muttarid kanunlar ve kaideler, bir derece irâde ve meşîete hicâb oluyor. Fakat vücûd, hayat, nur ve rahmette o perdeler konulmamış. Çünkü perdelerin sırr-ı hikmeti o işte cereyan etmiyor.

Mâdem vücûdda en mühim hakikat rahmet ve hayattır. Yağmur, hayata menşe' ve medâr-ı rahmet, belki ayn-ı rahmettir. Elbette vesâit perde olmayacak, kaide ve yeknesaklık dahi meşîet-i hàssa-i İlâhiyeyi setretmeyecek; tâ ki her vakit, herkes, herşeyde şükür ve ubûdiyete ve suâl ve duâya mecbur olsun. Eğer bir kaide dâhilinde olsaydı, o kaideye güvenip, şükür ve ricâ kapısı kapanırdı.

Güneşin tulû'unda ne kadar menfaatler olduğu ma'lûmdur. Hâlbuki muttarid bir kaideye tâbi olduğundan, güneşin çıkması için duâ edilmiyor

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.