İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 378 / 456
378

ve hilkatleri gayet muntazam hayvanat-ı bahriyeden, hususan bir tanesi bir milyon yumurtacıkları ile denizleri şenlendiren balıklardan hiçbirisi yoktur ki, hilkatiyle ve vazifesiyle ve idare ve iâşesiyle ve tedbir ve terbiyesiyle Yaratanına işâret ve Rezzâkına şehâdet etmesin.

Hem, denizde; kıymetdâr, hâsiyetli, zînetli cevherlerden hiçbirisi yoktur ki, güzel hilkatiyle ve câzibedâr fıtratıyla ve menfaatli hâsiyetiyle Seni tanımasın, bildirmesin. Evet, onlar birer birer şehâdet ettikleri gibi, hey'et-i mecmuasıyla, beraberlik ve birbiri içinde karışmak ve sikke-i hilkatte birlik ve icâdça gayet kolay ve efrâdca gayet çokluk noktalarından, Senin vahdetine şehâdet ettikleri gibi; arzı, toprağıyla beraber bu küre-i arzı kuşatan muhît denizlerini muallakta durdurmak ve dökmeden ve dağıtmadan güneşin etrafında gezdirmek ve toprağı istilâ ettirmemek ve basit kumundan ve suyundan, mütenevvi' ve muntazam hayvanatını ve cevherlerini halketmek ve erzâk vesâir umûrlarını küllî ve tam bir sûrette idare etmek ve tedbirlerini görmek ve yüzünde bulunmak lâzım gelen hadsiz cenazelerinden hiçbirisi bulunmamak noktalarından, Senin varlığına ve Vâcibü'l-Vücûd olduğuna mevcûdâtı adedince işâretler ederek şehâdet eder.

Ve senin saltanat-ı rubûbiyetinin haşmetine ve herşeye muhît olan kudretinin azametine pek zâhir delâlet ettikleri gibi, göklerin fevkındeki gayet büyük ve muntazam yıldızlardan, tâ denizlerin dibinde bulunan gayet küçücük ve intizamla iâşe edilen balıklara kadar herşeye yetişen ve hükmeden rahmetinin ve hâkimiyetinin hadsiz genişliklerine delâlet ve intizamâtıyla ve fâideleriyle ve hikmetleriyle ve mîzan ve mevzûniyetleriyle, senin herşeye muhît ilmine ve herşeye şâmil hikmetine işâret ederler. Ve Senin, bu misâfirhâne-i dünyada, yolcular için böyle rahmet havuzları bulunması ve insanın seyr ü seyahatine ve gemisine ve istifadesine musahhar olması işâret eder ki; yolda yapılmış bir handa, bir gece misâfirlerine bu kadar deniz hediyeleriyle ikram eden Zât, elbette makarr-ı saltanat-ı ebediyesinde öyle ebedî rahmet denizleri bulundurmuş ki, bunlar onların fânî ve küçük nümûneleridirler.

İşte denizlerin böyle gayet hàrika bir tarzda arzın etrafında vaziyet-i acîbesiyle bulunması ve denizlerin mahlûkatı dahi, gayet muntazam idare ve terbiye edilmesi bilbedâhe gösterir ki, yalnız Senin kuvvetin ve kudretin ile ve Senin irâde ve tedbirin ile, Senin mülkünde, Senin emrine musahhardırlar ve lisân-ı hâlleriyle Hàlık’ını takdis edip “Allâhuekber” derler.

Dağlar

Ey dağları zemin sefînesine hazineli direkler yapan Kadîr-i Zülcelâl!

Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın ta'limiyle ve Kur'ân-ı Hakîminin dersiyle anladım ki, nasıl denizler acâibleriyle Seni tanıyorlar

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.