İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 354 / 456
354

Altıncı Nükte

Otuzuncu Lem'anın Altıncı Nüktesi

İsm-i Kayyûm’a bakar.

İsm-i Hayyın bir hülâsası, Nur Çeşmesinin bir zeyli olmuş. Bu ism-i Kayyûm dahi, Otuzuncu Söz’ün zeyli olması münâsib görüldü.

İ'TİZAR: Bu çok ehemmiyetli mes'eleler ve çok derin ve geniş ism-i Kayyûmun cilve-i a'zamı, hem muntazaman değil, belki ayrı ayrı lem'alar tarzında kalbe hutûr ettiğinden, hem gayet müşevveş ve acele ve tedkiksiz müsvedde hâlinde kaldığından, elbette tâbirat ve ifâdelerde çok noksanlar, intizamsızlıklar bulunacaktır. Mes'elelerin güzelliklerine benim kusurlarımı bağışlamalısınız.

İHTAR: İsm-i A'zama ait nükteler, a'zamî bir sûrette geniş, hem gayet derin olduğundan, hususan ism-i Kayyûma ait mes'eleler ve bilhassa Birinci Şuâı ( Hâşiye ) [^4] maddiyûnlara baktığı için, daha ziyâde derin gittiğinden, elbette her adam her mes'eleyi her cihette anlamaz. Fakat herkes her mes'eleden bir derece hisse alabilir. “Bir şey bütün elde edilmezse, bütün bütün elden kaçırılmaz” kaidesiyle, “Bu manevî bahçenin bütün meyvelerini koparamıyorum” diye vazgeçmek kâr-ı akıl değildir. İnsan ne kadar koparsa o kadar kârdır. İsm-i A'zama ait mes'elelerin ihâta edilmeyecek derecede genişleri olduğu gibi, akıl görmeyecek derecede inceleri de vardır. Hususan ism-i Hayy ve Kayyûma ve bilhassa hayatın îmân erkânına karşı remizlerine ve bilhassa kazâ ve kader rüknüne hayatın işâretine ve ism-i Kayyûmun Birinci Şuâına herkesin fikri yetişmez; fakat hissesiz de kalmaz. Belki herhalde îmânını kuvvetlendirir. Saâdet-i ebediyenin anahtarı olan îmânın kuvvetleşmesi ehemmiyeti çok azîmdir. Îmânın bir zerre kadar kuvveti ziyâde olması, bir hazinedir. İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i Fârukî diyor ki: “Bir küçük mes'ele-i îmâniyenin inkişafı, benim nazarımda yüzler ezvâk ve kerâmetlere müreccahtır.”

[^4]:(Hâşiye) Bu risaleyi okuyan eğer mütefennin değilse Birinci Şuâ'yı okumasın; ikinciden başlasın veya âhirde okusun.

﴿  بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴾

﴿ بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىْءٍ ﴾ ﴿ لَهُ مَقَال۪يدُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ ﴾

﴿ وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا عِنْدَنَا خَزَٓائِنُهُ ﴾ ﴿ مَا مِنْ دَٓابَّةٍ اِلَّا هُوَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا ﴾

gibi, Kayyûmiyet-i İlâhiyeye işâret eden âyetlerin bir nüktesi ve İsm-i A'zam veyâhut İsm-i A'zamın iki ziyâsından ikinci ziyâsı veyâhut

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.