İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 331 / 456
331

Dördüncü Nükte

Otuzuncu Lem'anın Dördüncü

Nüktesi

﴿ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ  ﴾ ﴿ قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌ ﴾

Âyetinin bir nüktesi ve Vâhid ve Ehad isimlerini tazammun eden bir İsm-i A'zam veya İsm-i A'zamın altı nurundan bir nuru olan FERD isminin bir cilvesi, Şevvâl-i Şerîfte Eskişehir Hapishânesinde bana göründü. O cilve-i a'zamın tafsilâtını Risale-i Nur’a havâle edip burada muhtasar Yedi İşâretle, ism-i Ferdin tecellî-i a'zamıyla gösterdiği tevhid-i hakîkiyi, gayet muhtasar beyân edeceğiz.

Birinci İşaret

BİRİNCİ İŞÂRET

Ferd İsm-i A'zamı, a'zamî bir tecellî ile kâinâtın hey'et-i mecmuasına ve herbir nev'ine ve herbir ferdine birer sikke-i tevhid, birer hâtem-i Vahdâniyet koyduğunu, Yirmiikinci Söz ile Otuzüçüncü Mektûb tafsîlen göstermişlerdir. Burada, yalnız Üç Sikkeye işâret edeceğiz.

#### Birinci Sikke

BİRİNCİ SİKKE: Ferdiyet cilvesi, kâinât yüzünde öyle bir sikke-i Vahdet koymuştur ki, kâinâtı tecezzî kabûl etmez bir küll hükmüne getirmiştir. Bütün kâinâta tasarruf edemeyen bir zât, hiçbir cüz'üne hakîki mâlik olamaz. O sikke de şudur:

Kâinâtın mevcûdâtı, envâ'ları, en muntazam bir fabrika çarkları gibi, birbirine muâvenet eder, birbirinin vazifesini tekmîle çalışır. Öyle bir tesânüd, öyle birbirine muâvenet, öyle birbirinin suâline cevab vermek ve birbirinin imdâdına koşmak ve birbirine sarılmak, birbiri içine girmek sûretiyle öyle bir vahdet-i vücûd teşkil ediyorlar ki, bir insanın cesedindeki unsurlar gibi, birbirinden kàbil-i tefrik olmaz. Bir unsurun dizginini tutan, umumun dizginlerini tutamazsa, o tek unsurun dizginini zaptedemez.

İşte, kâinâtın sîmâsındaki bu teâvün, tesânüd, tecâvüb, teânuk; pek parlak bir sikke-i kübrâ-yı Vahdettir.

#### İkinci Sikke

İKİNCİ SİKKE: Zeminin yüzünde ve bahar sîmâsında öyle bir parlak hâtem-i Ehadiyet ve sikke-i Vahdâniyet, ism-i Ferdin cilvesiyle görünüyor ki, küre-i arzın yüzünde bütün zîhayatı bütün efrâdıyla ve ahvâl ve şuûnâtıyla idare etmeyen ve umumunu birden görmeyen ve bilmeyen ve icâd etmeyen bir zât icâd cihetinde hiçbir şeye karışmadığını isbât ediyor. O sikke de şudur:

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.