İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 424 / 456
424

| | |

|:-:|:-:|

|ONDÖRDÜNCÜ DEVÂ:
Hem, ehl-i îmânın göz hastalığı perdesi altında, yani kör olmasında, pek mühim bir nur ve manevî büyük bir göz olup, birkaç sene dünyanın hazînâne fânî bir güzelliğini fânî bir sûrette seyredecek fânî bir göze bedel, kırk göz kuvvetinde ebedî gözlerle, ebedî bir sûrette, Cennette, Cennet levhalarını seyretmesi daha evlâ olacağını beyân eder. ( Hâşiye ) [^1] |[223](/lem’alar/yirmibeşinci-lem’a/1381/4/214/232#2232)|

|ONBEŞİNCİ DEVÂ:
Hastalığın sûretine bakıp “ah” eylemek câiz olmadığını, belki mânâsına bakılsa “oh” diye manevî lezzetler akıtacağını; çünkü, “Manevî sevâb lezzeti olmasaydı, Cenâb-ı Hak en sevdiği kullarına hastalığı vermezdi” diye hadîs-i şerîfte, اَشَدُّ النَّاسِ بَلَاءً اَلْاَنْبِيَاءُ ثُمَّ الْاَوْلِيَاءُ، ثُمَّ الْاَمْثَلُ فَالْاَمْثَلُ (ev kemâ kàl) hadîs-i şerîfinin sırrını; ve bazı hastalıklar şehîd makamını kazandıracağını, bâhusus kadınların lohusa zamanında, kırk gün zarfında vefât ederlerse şehîd olacaklarını, en güzel bir sûrette haber verir.|[223](/lem’alar/yirmibeşinci-lem’a/1381/4/214/232#2232)|

|ONALTINCI DEVÂ:
Hastalık, hayat-ı ictimâiye-i insaniyede en mühim olan hürmet ve merhameti telkin ettiğini, çünkü sıhhat ve âfiyet, nefs-i emmâreye, her cihetçe istiğnâ gösterdiğinden, hastalık o istiğnâ yerine hürmet ve merhameti hissettirdiğinden, rikkat-i cinsiyesine karşı bir şefkat celbetmeye vesile olacağını gösteren gayet güzel ve en şirin ve lezzetli bir devâdır.|[224](/lem’alar/yirmibeşinci-lem’a/1381/4/214/232#2242)|

|ONYEDİNCİ DEVÂ:
İnsan, hastalık vâsıtasıyla hayrat yapamadığından müteessir olmak câiz olmadığını, çünkü en mühim hayrat hastalıkta dahi bulunduğunu; hattâ hastalara bakmak bile en mühim hayır ve sadaka hükmüne geçeceğini, çünkü îmânı olan bir hastanın hâtırını sormak ve güzel tesellî etmek –hususan ana ve baba olsa– onların duâlarını kazanmak en a'lâ bir hayrat ve sadaka olduğunu, pek mühim bir tarzda gösterir.|[224](/lem’alar/yirmibeşinci-lem’a/1381/4/214/232#2242)|

[^1]: ( Hâşiye ) Bu Devânın te'sirindendir ki, misâfireten bir köye gittiğimde, orada Gözsüz Mehmed Ağa isminde bir zât, gözünün hastalığından şikâyeti üzerine, yanımda bulunan Hastalar Risalesinin Ondördüncü Devâsını okuyunca, onun manevî te'siriyle, o zât dedi: “Keşke ben, bu sevâbı ve manevî bu kazancı bana açan bu hastalığımdan şikâyet etmeseydim!” diye nedâmetkârâne bir şükür kapısına döndü. Onun için o hastalık, onun hakkında bir Rahmet-i İlâhiye olduğunu kat'î anladı.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.