| | |
|:-:|:-:|
|sırrıyla, mevtin ve kabrin mâhiyetini gösterip, serkeş nefs-i emmârenin dizginini çeker. Hem, kısa bir ömür ve muvakkat bir hayatta, bu acîb asırda, saâdet-i ebediyeye en yarayışlı amel ve en makbûl hizmet ve en devamlı sevâb, “îmânın takviyesine medâr Risale-i Nur talebelerinin tarzında ulûm-u îmâniyeye çalışmak” olduğunu beyân eden ve ehl-i ilim ve ehl-i kalemi îkaz eden bir düstur-u hakikattir.| |
|ONÜÇÜNCÜ NOTA:
Medâr-ı iltibas olmuş Beş Mes'eledir.
Birincisi:
﴾ اِنَّكَ لَا تَهْد۪ى مَنْ اَحْبَبْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ى مَنْ يَشَٓاءُ ﴿ sırrıyla, tarîk-ı hakta çalışan ve mücâhede edenler yalnız kendi vazifesini düşünüp, Cenâb-ı Hakk’ın vazifesine karışmamaları lâzım geldiğini; ve şiddet-i hırs yüzünden, vazife-i ubûdiyet ve memuriyeti, âmiriyet ve ma'bûdiyetle iltibas edenlere karşı tefrik edip, haddini tecâvüz eden insana makamını gösteren, herkese lüzumlu bir mes'eledir.
İkinci Mes'ele: Ubûdiyetin menşe'i, emr-i İlâhî; ve neticesi, rızâyı İlâhî; ve semerâtı ve fevâidi, uhreviye olduğunu; ve dünyaya ait faydalar ve semereler ve menfaatler, ubûdiyete, vird ve zikre illet veya illetin bir cüz'ü olsa, ubûdiyeti kısmen ibtal ettiğini beyân ile, sırr-ı ubûdiyetin hikmetini ders veren çok mühim ve lüzumlu bir mes'eledir.
Üçüncüsü: طُوبٰى لِمَنْ عَرَفَ حَدَّهُ وَلَمْ يَتَجَاوَزْ طَوْرَهُ hadîs-i kudsîsinin mukaddes düsturunu güzel bir temsîl ile izâh edip, ubûdiyetin esâsı olan acz, fakr ve kusur ve naksını bilmek ve niyâz ile Dergâh-ı İlâhînin rahmet kapısını çalmak lâzım geldiğini; hem her amelde bir ihlâs ciheti olduğundan, insan, hareketinde rızâ-yı İlâhîyi düşünüp, vazife-i İlâhiyeye karışmamasıyla a'lâ-yı illiyîne çıkacağını yol gösteren mühim bir mes'eledir.
Dördüncü Mes'ele: ﴾ وَلَا تَاْكُلُوا مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ ﴿ âyetinin mânâ-yı işârîsiyle, Mün'im-i Hakîkiyi hâtıra getirmeyen ve Onun nâmıyla verilmeyen ni'meti yemek ve almak câiz olmadığını; eğer muhtaç ise, esbâb-ı zâhiriyenin başı üzerinde Mün'im-i Hakîkinin rahmet elini görüp, Bismillâh deyip alınacağını; hem esbâb-ı zâhiriyeyi perestiş edenleri |[133](/lem’alar/onyedinci-lem’a/1288/4/115/141#1332)|
