| | |
|:-:|:-:|
|ALTINCI İŞÂRET:
Şeytanların en tehlikeli ve kesretli bir desîsesi olan, “tasavvur-u küfrî”yi “tasdik-i küfür” sûretinde, “tasavvur-u dalâlet”i “tasdik-i dalâlet” tarzında göstermesiyle, hassas ve sâfî-kalb insanları tehlikelere atmasına mukâbil, ilmî ve mantıkî ve hakikatli bir cevaptır.|[75](/lem’alar/onüçüncü-lem’a/1238/4/71/90#752)|
|YEDİNCİ İŞÂRET:
Mu'tezile imâmları, şerrin icâdını şer telâkki ettikleri için, küfür ve dalâletin icâdını Allah’a vermeyip, güyâ onunla Allah’ı takdis ediyorlar. Mu'tezilenin bu mühim mes'elelerine ve Mecûsîlerin hàlık-ı şerri ayrı telâkki etmelerine karşı gayet kuvvetli ve mantıkî bir cevab-ı müskit; hem “Günah-ı kebîreyi işleyen mü'min kalamaz” diyen Mu'tezile ve bir kısım Haricîlere karşı gayet makbûl ve mukni' bir cevaptır.|[77](/lem’alar/onüçüncü-lem’a/1238/4/71/90#772)|
|SEKİZİNCİ İŞÂRET:
“Bazı risalelerde kat'î delillerle isbât edilmiş ki, küfür ve dalâlet yolu o kadar müşkülâtlı ve suûbetlidir ki, hiç kimse ona girmemek gerekti ve kàbil-i sülûk değildir. Îmân ve hidayet yolu o kadar zâhir ve kolaydır ki, herkes ona girmeli idi, dediğiniz hâlde, bu Hikmetü'l-İstiâze’de, dalâletli yolun kolay ve tahrib ve tecâvüz olduğu için çoklar o yola sülûk ettiğini beyânın, birbirine muhâlif oluyor; vech-i tevfiki nedir?” suâline karşı, gayet merak-âver ve mantıkî ve kat'î bir cevab olmakla beraber; “Dalâlette o kadar dehşetli bir elem ve korku var ki, kâfir, değil hayatından lezzet alması, belki hiç yaşamaması lâzım gelirken, ehl-i îmândan ziyâde kendini hayatta mes'ûd görmesinin sırrı nedir?” diye suâline karşı gayet güzel bir temsîl ile tam kanâat getirir bir cevaptır.|[79](/lem’alar/onüçüncü-lem’a/1238/4/71/90#792)|
|DOKUZUNCU İŞÂRET:
“Hizbullâh olan ehl-i hidayet, başta enbiyâ ve onların başında Fahr-i Âlem Sallallâhu Teâlâ Aleyhi Ve Sellem, o kadar inâyât-ı İlâhiyeye ve imdâdât-ı Sübhâniyeye mazhar oldukları hâlde, neden hizbü'ş-şeytana karşı bazen mağlûb olmuşlar? Hem Hâtemü'l-Enbiyânın güneş gibi parlak nübüvveti ve risaletinin komşuluğunda bulunan Medine münâfıklarının dalâlette ısrarları ve hidayete girmemeleri ne içindir? Ve hikmeti nedir?” diye suâle karşı herkesi alâkadar edecek güzel ve kuvvetli bir cevaptır.|[81](/lem’alar/onüçüncü-lem’a/1238/4/71/90#812)|
