İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 395 / 456
395

| | |

|:-:|:-:|

|ONBİRİNCİ NÜKTE:
Zât-ı Ahmediye’nin Sünnet-i Seniyesinin menba'ı, hem akvâli, hem ahvâli, hem ef'âli olduğunu ve herbirisi hem farz, hem nevâfil, hem âdât aksâmına inkısam ettiğini ve Kur'ân’da ﴾  وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍ ﴿ sırrıyla, nev'-i beşer içinde ma'nen ve rûhen olduğu gibi, mîzâc-ı cismânîsinin cihetiyle dahi en mu'tedil noktasında ve kuvâ-yı cismâniye ve nefsiyede nokta-i îtidâlin vasatında ve kemâlinde bulunan ferd-i ferîd, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm olduğunu isbât ediyor. Bu risale dahi, başta denildiği gibi, bir tiryâk-ı enfa' ve bir iksîr-i a'zamdır.|[60](/lem’alar/onbirinci-lem’a/1201/4/50/62#602)|

|ONİKİNCİ LEM'A
﴿ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُوالْقُوَّةِ الْمَت۪ينُ ❀ اَللّٰهُ الَّذ۪ى خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ وَمِنَ الْاَرْضِ مِثْلَهُنَّ يَتَنَزَّلُ الْاَمْرُ بَيْنَهُنَّ لِتَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ وَاَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَىْءٍ عِلْمًا ﴾
âyetlerinin, ehl-i fennin ve şimdiki coğrafyacı ve kozmoğrafyacıların medâr-ı tenkidleri olmuş iki hakikatini, İki Nükte ile tefsir ediyor.
BİRİNCİ NÜKTE: Umum rızık doğrudan doğruya Kadîr-i Zülcelâl’in elinde olduğunu ve hazine-i rahmetinden çıktığını beyân ederek, rızıksızlıktan ölmek olmadığını isbât eder.
İKİNCİ NÜKTE: Küre-i arzın, münkir coğrafyacı feylesofların rağmına olarak, yedi vecihle yedi tabaka olduğunu; ve semâvât dahi, kozmoğrafyacı feylesofların rağmına olarak, yedi vecihle yedi tabaka olduğunu isbât eder. Bu risale, öyle geveze mülhidlere bir licamdır, yani, gemdir.|[63](/lem’alar/onikinci-lem’a/1219/4/63/70#632)|

|ONÜÇÜNCÜ LEM'A
“Hikmetü'l-İstiâze” nâmıyla mâruf, gayet kıymetdâr ve kuvvetli ve hakikatli bir risaledir.
﴿  قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ ❀ مَلِكِ النَّاسِ ❀ اِلٰهِ النَّاسِ ❀ مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ ❀ اَلَّذ۪ى يُوَسْوِسُ ف۪ي صُدُورِ النَّاسِ ❀ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ  ﴾
sûresinin en mühim bir hakikatini,
﴿  وَقُلْ رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاط۪ينِ ❀ وَ اَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ  ﴾
âyetinin mühim bir hikmetini ve |[71](/lem’alar/onüçüncü-lem’a/1238/4/71/90#712)|

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.