| | |
|:-:|:-:|
|ALTINCI NÜKTE:
كُلُّ بِدْعَةٍ ضَلَالَةٌ وَكُلُّ ضَلَالَةٍ فِي النَّارِ hadîsinin mühim bir sırrını ve ﴾ اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ ﴿ âyetinin bir hakikatini tefsir ediyor.|[54](/lem’alar/onbirinci-lem’a/1201/4/50/62#542)|
|YEDİNCİ NÜKTE:
Sünnet-i Seniyenin herbir mes'elesi altında bir edeb bulunduğunu beyân eder. “Allâmül-Guyûba karşı edeb ve hicâb nasıl olabilir? Ve ne demektir?” suâline karşı, güzel bir cevaptır.|[55](/lem’alar/onbirinci-lem’a/1201/4/50/62#552)|
|SEKİZİNCİ NÜKTE:
Sünnet-i Seniyenin bir kısmı şefkat-i Ahmediye’nin (A.S.M.) tereşşuhâtı olduğu gibi, Zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm’ın nasıl bir mâden-i şefkat olduğunu gösteriyor.|[56](/lem’alar/onbirinci-lem’a/1201/4/50/62#562)|
|DOKUZUNCU NÜKTE:
Sünnet-i Seniyenin herbir nev'ine tamamen bilfiil ittibâ' etmek, ehass-ı hàvâssa mahsûs olduğu hâlde; herkes niyeti ile ve kasd ile ve tarafdârâne ve iltizamkârâne ve takdirkârâne tâlib olmakla, o ittibâ'-ı tâmmeden tam hissedar olabilir. Ehl-i tarîkatın ezkâr ve evrâd ve meşrebleri, esâsât-ı Sünnete muhâlefet etmemek şartıyla bid'ata dâhil olmadığını, olsa olsa bid'a-i hasene olduğunu beyân eder.|[57](/lem’alar/onbirinci-lem’a/1201/4/50/62#572)|
|ONUNCU NÜKTE:
﴿ قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُون۪ي يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ ﴾
Muhabbet-i İlâhiyeye ve o muhabbetin neticesinde Sünnet-i Seniyenin ittibâ'ına dair, üç nokta ile, gayet merak-âver ve mühim ve güzel beyânât var. Hattâ kitabın nakşında şu Onuncu Nüktenin bir şuâ-ı kerâmetini, tevâfukla nazara gösteriyor.|[58](/lem’alar/onbirinci-lem’a/1201/4/50/62#582)|
