Evet, Bâkî-i Hakîkinin muhabbet, mârifet, rızâsı yolunda bir sâniye, bir senedir. Eğer Onun yolunda olmazsa, bir sene bir sâniyedir. Belki Onun yolunda bir sâniye lâyemûttur, çok senelerdir. Ve dünya cihetinde ehl-i gafletin yüz senesi bir sâniye hükmüne geçer. Meşhûr böyle bir söz var ki, سِنَةُ الْفِرَاقِ سَنَةٌ وَسَنَةُ الْوِصَالِ سِنَةٌ Yani, “Firâkın bir sâniyesi bir sene kadar uzundur ve visâlin bir senesi bir sâniye kadar kısadır.” Ben bu fıkranın bütün bütün aksine diyorum ki: Visâl, yani, Bâkî-i Zülcelâl’in rızâsı dâiresinde livechillâh bir sâniye visâl, değil yalnız böyle bir sene, belki dâimî bir pencere-i visâldir. Gaflet ve dalâlet firâkı içinde değil bir sene, belki bin sene, bir sâniye hükmündedir. O sözden daha meşhûr şu söz var:
اَرْضُ الْفَلَاةِ مَعَ الْاَعْدَاءِ فِنْجَانٌ سَمُّ الْخِيَاطِ مَعَ الْاَحْبَابِ مَيْدَانٌ
hükmümüzü te'yid ediyor.
Meşhûr evvelki sözün sahîh bir mânâsı budur ki: Fânî mevcûdâtın visâli mâdem fânîdir, ne kadar uzun da olsa yine kısa hükmündedir. Senesi bir sâniye gibi geçer, hasretli bir hayâl ve esefli bir rüya olur. Bekàyı isteyen kalb-i insanî bir sene visâlde, yalnız bir sâniyecikte ancak zerre gibi bir zevkini alabilir. Firâk ise, sâniyesi bir sene değil, senelerdir. Çünkü firâkın meydânı geniştir. Bekàyı isteyen bir kalbe, firâk, çendan bir sâniye de olsa, seneler kadar tahribât yapar. Çünkü hadsiz firâkları ihtar eder. Maddî ve süflî muhabbetler için bütün mâzi ve müstakbel firâkla doludur.
Şu mes'ele münâsebetiyle deriz: Ey insanlar! Fânî, kısa, fâidesiz ömrünüzü bâkî, uzun, fâideli, meyvedâr yapmak ister misiniz? Mâdem istemek insaniyetin iktizasıdır; Bâkî-i Hakîkinin yoluna sarf ediniz. Çünkü Bâkîye müteveccih olan şey, bekànın cilvesine mazhar olur.
Mâdem her insan gayet şiddetli bir sûrette uzun bir ömür ister, bekàya âşıktır. Ve mâdem bu fânî ömrü bâkî ömre tebdil eden bir çare var ve ma'nen çok uzun bir ömür hükmüne geçirmek mümkündür. Elbette, insaniyeti sukùt etmemiş bir insan, o çareyi arayacak ve o imkânı bilfiile çevirmeye çalışacak ve tevfik-i hareket edecek.
İşte o çare budur: Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız. Lillâh, livechillâh, lieclillâh rızâsı dâiresinde hareket ediniz. O vakit sizin ömrünüzün dakikaları seneler hükmüne geçer.
Bu hakikate işâreten Leyle-i Kadir gibi bir tek gece, seksen küsûr seneden ibaret olan bin ay hükmünde olduğunu, nass-ı Kur'ân gösteriyor. Hem bu hakikate işâret eden, ehl-i velâyet ve hakikat beyninde bir düstur-u muhakkak olan “bast-ı zaman” sırrıyla çok seneler hükmünde olan
