Yani: “İlm-i tıbbı iki satırla topluyorum. Sözün güzelliği kısalığındadır. Yediğin vakit az ye. Yedikten sonra dört-beş saat kadar daha yeme. Şifâ hazımdadır. Yani, kolayca hazmedeceğin mikdarı ye. Nefse ve mideye en ağır ve yorucu hâl, taam taam üstüne yemektir.“ (Hâşiye) [^6]
[^6]:(Hâşiye) Yani, vücûda en muzır, dört-beş saat fâsıla vermeden yemek yemek, veyâhut telezzüz için mütenevvi' yemekleri birbiri üstüne mideye doldurmaktır.
﴿ سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ ﴾
Cây-i hayret ve medâr-ı ibret bir tevâfuk:
İktisad Risalesini, üçü acemî olarak, beş-altı ayrı ayrı müstensih, ayrı ayrı yerde, ayrı ayrı nüshadan yazıp, birbirinden uzak, hatları birbirinden ayrı, hiç elifleri düşünmeyerek yazdıkları herbir nüshanın elifleri, duâsız ellibir, duâ ile beraber elliüçte tevâfuk etmekle beraber, İktisad Risalesinin tarih-i te'lif ve istinsahı olan Rûmîce ellibir ve Arabî elliüç tarihinde tevâfuku ise, şübhesiz tesâdüf olamaz. İktisaddaki bereketin kerâmet derecesine çıktığına bir işârettir. Ve bu seneye “Sene-i İktisad” tesmiyesi lâyıktır.
Evet, zaman iki sene sonra bu kerâmet-i iktisadiyeyi, İkinci Harb-i Umumiyede her taraftaki açlık ve tahribât ve isrâfâtla ve nev'-i beşer ve herkes iktisada mecbur olmasıyla isbât etti. ∗∗∗
