İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 455 / 456
455

sırrıyla parmak basması, o zamanda İsm-i A'zamı hâmil Risale-i Nur müellifinin hususiyetini ve selâmetle kurtulacaklarını tebşîr etmekle işâret ettiğini, Lillâhi'l-Hamd, selâmetle kurtulmaları, kerâmet-i Aleviyeyi tasdik ettiğini;

İkinci Emâre: فَقَاتِلْ وَلَا تَخْشَ وَحَارِبْ وَلَا تَخَفْ fıkrasıyla, eski Harb-i Umumiye iştirâk ile, yara, bereye ve nihâyetsiz korkulara ma'rûz kalıp, nihâyet Rusya’ya esir giden hem dehşetli bir harb-i âhirzamanda mühim bir vazife ile mükellef edilip, yılandan daha zehirli akreplerin bulunduğu bir memlekete düşen ve gece gündüz yılanlarla harb eden Risale-i Nur müellifine فَقَاتِلْ وَلَا تَخْشَ وَحَارِبْ وَلَا تَخَفْ ile iltifatını ve manevî sıyânet ve muhâfaza ve imdâdını haber veriyor.

Üçüncü Emâre: Üç güz mevsiminde medâr-ı tesellî üç kerâmettir.

Birincisi, Gavs-ı A'zam Radıyallahu Anh, يَا مُرِيدِى كُنْ قَادِرِىَّ الْوَقْتِ لِلّٰهِ مُخْلِصًا تَعِيشُ سَعِيدًا tâbiriyle, onbeş emâre-i kaviye ile;

İkinci güzde, aynı mevsimde, Hazret-i Ali Radıyallahu Anh, وَيَا مُدْرِكًا لِذٰلِكَ الزَّمَانِ tâbiriyle kuvvetli delillerle;

Üçüncü güzde, فَيَا حَامِلَ الْاِسْمِ الَّذِى (ilâ âhir) diye yine Hazret-i Ali Radıyallahu Anh, kerâmetkârâne, Risale-i Nur müellifine bakıp, Sekiz, Onsekiz, Yirmisekizinci Lem'alar olan risalelerin kuvvetli ve i'câzlı te'lifleriyle havfe düşen ve tesellîye muhtaç olan Risale-i Nur şâkirdlerinin altı yedi defa لَا تَخْشَ kelimeleriyle korkularını izâle edip teşci' etmeleri, Kur'ân hizmetkârlarına bir ikram-ı İlâhî olduğunu gösterir. Hem وَاَقْبِلْ وَلَا تَهْرَبْ fıkrasının yine evvelki fıkralar gibi muhâtabı Said en-Nursî olduğundan, “Yâ Said en-Nursî! Karşıla, kaçma!” deyip teşci' ediyor.

NETİCE: Dokuz “hem hem”lerin gösterdiği dokuz hakikatin, Risale-i Nur’da ve müellifinde bilfiil icrası ve bilmüşâhede görünmesi, hattâ düşmanların tasdikiyle de sâbittir ki, Hazret-i Ali Radıyallahu Anh’ın Kaside-i Ercûze ve Celcelûtiye’sindeki şiddetli alâkadarlığını murad ettiği bir vâris-i Nebî ve mukavvî-i din ve hâmil-i İsm-i A'zam olan Risale-i Nur ve müellifi olduğu –çünkü bütün dünya meydândadır ve bütün nidâları işitiyoruz, ekseriyâ hareketleri görüyoruz ki– hak ve hakikatte yanılmayan ve Kur'ân’ın hukukunu, emrolunduğu gibi, te'vilsiz muhâfazaya çalışan Risale-i Nur’dur diye, şek ve şübhesiz olarak, Hazret-i Ali Radıyallahu Anh’ın muhâtabı o olduğunu kat'î isbât eder.

Hâfız Ali (Rahmetullâhi Aleyh)

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.